"Büyük Ustaa! Ustacıım!" Altın sarısı zülüflerini kulaklarının arkasına sıkıştıran küçük melek diğer küçük meleklere bakıp "Duymuyor yaa!" dedikten sonra tekrar seslendi dalıp gitmiş Mikail'e:
"Ustaa ... Aloo!"
'Demek ki ben günahsızmışım!' demiş, ileri gidip 'Demek ki beni oyuna getirmekle İblis de Allah'ın bir başka isteğini yerine getirmiş oluyormuş!' demiş. Daha da ileri gitmiş ve 'Demek ki İblis de en az benim kadar günahsızmış!' demiş, gittikçe gitmiş, 'Demek ki sadece bana oyun oynanmamış, ikimize birden oynanmış!' demiş, artık dur durak bilmiyormuş, 'Demek ki ben veya İblis, en az senin kadar Allah emri ve izniyle hareket eden birer şaşkın kul olarak ne yaparsak yapalım zaten Yeryüzü'ne sürülecekmişiz!' demiş
"Koskoca Büyük Usta suçlanabilmişse hangimiz suçlanmayız, söyler misiniz? O suçlandı o, şaka değil, çarpıldı gitti resmen. Bağıra bağıra gitti. Allah için söyleyin, bunu düşünmediğiniz bir tek gün oldu mu şimdiye kadar?"