Bununla birlikte baharın güzelliklerini yalnız çimeniyle, gülüyle, lalesiyle anlatmakla yetinmeyeceğim.
Acaba az rüzgârlı, hafif bulutlu bir havada, bir baharın çimenliğine ışık vurunca olușturduğu duruma hiç dikkat edilmiş midir? Bir taraftan rüzgârın esintisi, bir taraftan bulutların gölgesi, çimenligi her dalgasim bir başka biçime girmis bir yeşil hareye benzetmez mi? Genellikle kırlarda görüldüğü gibi
çimenler öbek öbek renkte, her biçimde çiceklerle süslenmiş olurlar da güneşin ışıkları üzerlerine düşmeye bașlarsa yeryüzü tavus tüyünden halılar döșenmiş sanılmaz mı? İlkbahar güneşi ışığını yalnız yere vermez. Sabah akşam gökleri ışığa boğar, renge boğar. Baharın sabahlara verdiği hoşluktan mıdır nedir, o anlarda gökyüzünün renkli güzelliği olsa olsa güneş yüzlü, ışık saçlı bir güzelin mavi gözlerinde görülebilir.