Eski güzel peygamber ağaçlarını, eski güzel günlerini, eski güzel derslerini, eski güzel her şeylerini, eskiden her şeyleri çok güzeldi, eski güzel hocalarını, ustalarını, büyük ustalarını... özlemiştiler.
Hayırdır inşallah, gözümü açtım,
Güldüren sen, gülecek sen, gülen sen,
İrfan irfanımı dünyaya saçtım,
Görünen sen, görecek sen, gören sen ...
Davut Sulâri
"Ee?" dedi Azrail.
Ne demeyecektim ben diye düşünüyordu Mikail. Hatırladı.
Gene ağzımdan girdiler burnumdan çıktılar, beni çileden çıkarmayı başardılar demeyecekti. Katiyen. "Gene ağzımdan girdiler burnumdan çıktılar, beni çileden çıkarmayı başardılar," derken buldu kendini. Sövmeyi bilse söverdi belki, öyle bir kızdı kendine. Doğal olarak "Üzülme!" diyecekti şimdi Azrail.
Sen böyle dersen o da öyle der çünkü.