Park, kanepe, dizlerindeki kitap, başının üstünde hışırdayan kavak yaprakları; hepsi yerli yerinde. Bakışlarını çevresinde, yaz sabahının gölgelerinde dolaştırıyor: Peki, bütün bunlar yok mu, gerçek değil mi?
Ama henüz son değil. Yaşanan her şey bir şarkıya dönüşmek için fazla uzun. Jonas dönmedi, bu bir bekleyiş ve ben Penelope'yim. Örüyorum, söküyorum ve sökmek için yenidne örüyorum. Beklemek bir gün sona erer mi? Hiçbir şey beklemeyen biri var mıdır?