Bir şey çalmak zor değildir. Çaldığını tekrar yerine koymak - işte bu, hiç de kolay değildir. Birinin kalbini çalabilirsin fakat yollar ayrıldığı zaman asla hiç tanışmamış gibi olamaz, hissedemez, yapamazsın..
Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım...
Sonbahar yağmurları başladıktan sonra omzum yeniden sızlamaya başladı, aynı zamanda sol dizim de ağrıyordu.
Ne var ki bunlar bir şey değildi, asıl beteri romanımın kötü oluşuydu. Ve eğer sahiden de öyleyse, bu, hayatımın sonunun yaklaştığı anlamına geliyordu..