Ben Tuba ağacıyım. Köklerim havada benim, toprağı bilmem. Bundandır hiçbir yere tutunamayışım. Dallarım yere doğru eğilir dünyaya, ancak köklerim göğe meyil verir hep Yaradan'a...
"Varsın ne olduğu, kim olduğu belli olmasın; ama tüm bu belirsizliklere, düzenbazlıklara rağmen yine de acı çekersiniz, belirsizlik arttıkça da acınız artar!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Gücüm yetmiyorsa duvarı alnımla kırmaya yeltenmem tabi. Ama sırf karşımda taştan bir duvar var ve gücüm ona yetmiyor diye de onunla uzlaşacak hâlim yok."
"Durun izah edeyim. Bu düştüğün aşağılık durumun en parlak haliyle bilincine varmanın zevkidir. Öyle ki, sınıra geldiğini; bunun kötü olduğunu ama başka türlüsünü de mümkün olmadığını; hiçbir çıkış yolunun kalmadığını; asla başka birine dönüşemeyeceğini; başka bir şeye vaktin, inancın kaldıysa bile muhtemelen kendinin de değişmek istemeyeceğini; aksine hiçbir şey yapmamayı tercih edeceğini; çünkü aslında belki dönüşecek bir şeyinin olmadığını hissetmenin verdiği zevk... En önemlisi de neticede tüm bunların yüksek bilincin olağan, temel yasalarına ve doğrudan onlardan doğan atalete bağlı olarak gerçekleşmesidir. Hâl böyle olunca bırakın başka şeye dönüşmeyi, yapacak bir şeyiniz bile olmuyor. Yüksek bilinç şöyle şeylere neden olabiliyor mesela: Alçağın biri gerçekten alçak olduğunu hissediyorsa sanki bu onun tesellisiymiş gibi yaptıklarına hak görüyor."