Bu dünyada adını bile duymadığınız, yüzünü hiç görmediğiniz, belki de ömrünüzde hiç rastlamayacağınız, tanımadığıniz bir
insanla aynı acıları paylaştığınız tek yer yarım kalmış bir kitap satırı olabilirdi. Parmaklarınızın dokunduğu buruk harfler, gözlerinizin değdiği birkaç satır.. Gerçekte yapayalnız olabilirdiniz ancak bir kitap sizi bir dünya yabancı insanla aynı durakta buluşturur, kalbinizi aynı duygularla titretir, birbirinize hiç dokunmadığınız hâlde sımsıkı, sarılmanızı sağlardı.
Sapasağlam ördüğüm duvarlanmın yıkıldığı tek an, yalnızlığıma esir düşüp, bir kitap karakterine ağladığım zamanlardı. Çünkü biliyordum ki kelimeler bazen hayatın aynası olurdu, hayal gücü deyip geçmek anlamsız gelirdi.
"İnsanların ruhunun sınırlarını gördüğünü düşünüyorum. Ruhun sınırları bedenin sınırlarından farklıdır. İnsanların ruhları bazen bedenlerinden daha büyük bazen de daha küçüktür. Ruhları görmene hiç şaşırmadım. Senin gibi gözleri olan insanların sihirli güçleri olur."