Ama en incelikli ayrım zekâdadır. Düşünme gücün, idrak gücün, anlayış gücün, en incelikli şeydir. Farkındalık ve zekâyı ayırt etmek çok güçtür. Ama ayırt edilebilir.
Bilim dalın da yazılmış en iyi kitap diyebilirim. İçeriğindeki bilgiler çok kıymetli ve kendi aile hayatıyla pekiştirerek sunması etik bir hikaye kazandırmış.
Bilim insanlık tarihinde ilerledikçe umarım bu, vahim sonuçlar doğurmaz.
Yalnız bilim dalında çığır açacağım diye, ceninde kalıtsal hastalıkları bulup ve bebeğin dünyaya gelmesini engellemek delilik ! Şöyle ki; Beethoven alkolik bir baba ve sürekli hasta bir anneden dünyaya geliyor kardeşleri bebekken hastalanarak vefat ediyor. Bilim şimdi böyle bir aileyi tespit edip bir Beethoven'ın dünyaya gelmesine engel oldu diyelim. Ama topluma kattığı muazzam müziği çalmış olurdu.
Kusursuz insan arayışlarınızla beraber kusurlu düşünceleriniz, insanlık tarihine işlenmiş bir ayıptan başka bir şey değilsiniz..
Yazara yürekten teşekkür ederim.
Kök hücre biyoloğu George Daley'nin de belirttiği gibi, " Gen editleme konusu, bizi çok hayati sorularla yüz yüze getiriyor: İnsanlığı gelecekte nasıl görmek istiyoruz? Kendi tohum hattımızı değiştirecek dramatik adımı atacak mıyız? Genetik yazgımızın dizginlerini elimize alacak mıyız? Bunlar insanlık için muazzam zor sorular."
Normal nedir peki? Anne babaların çocukları için "normallik" tercih etme hakkı var mıdır? Peki ya Heisenberg'in belirsizlik ilkesine benzer şekilde, bizzat müdahale etme eylemi anormalliğin ne demek olduğuna etki ediyorsa?