Monte Cristo Kontu benim için devlesmis bir eser niteligindeydi. Nişan günü üzerine atılan bir iftiraya kurban giden denizcı genç ,onu sorguya alan savcıya bir mektup verir .Mektup Kralcı karşıtı bir adamın diğer bir kralcı karşıtı kişiye gönderdiği nottur .Aşırı kralcı olan savcı notun gönderildiği kişinin babası olduğunu anlar ve sevgiyle yaklaştığı gence güven vererek bütün suçu üzerine yıkar .Genci büyük suçluların bulunduğu şatoya mahkum eder .Genç ölümün ve yaşamın neler getireceğini bilmeden 14 yıl orda yaşam ölüm ve bilgelik arasında yaşadığı ilginç olaylarla vakit geçirir. Kaçtığı mahkumiyetten kurtulduğunda artık o eski masum, güvenen, seven, sevilen bir genç değildir artık. Tüm güzel duygularını o şatoda bırakıp bütün hırsını intikamını yavaş yavaş acı çektirerek almayı planlayan soğukkanlı bir Konta dönüşmüştür....bütün gücünü yıllarını ,babasının açlıktan öldüğü ,nisanlisinin onu terketip düşmaniyla evlendigi ve yillarini kaybettigi mahkumiyetin intikamını alma duygusuyla güçlendirir ve düşündüğünün çok ötesinde bir intikam alır...İyileri ödullendiren kötuleri cezalandıran ,Acıların, kederlerin, inancın en dip halini yaşayan ve yaşatan bu eser sonunda olması gerektiği gibi biter ...Edmon Dantes (Monte Cristo Kontu ) Unutulmaz acıların sevinçlerin hırs ,kin ve intikam duygusunun yaşandığı mükemmel bir eser olmuş. Martin Eden romanından sonra okuyup hayran kaldığım beğenilerimin ilk sırasına koyduğum muhteşem bir eser olmuş. Okuyor okurken yaşıyorsunuz .Kont şu köşeden çıksada tanışsam diyeceğimiz bir eser .Kalınlığınada aldanmayın kitabi okurken elinizden bırakamıyorsunuz ve bittiğinde az daha olsa okusaydım diye bilecegimiz bir eser ....Keyifli okumalar ....