Olmak ya da olmamak...
Hiçbir şey değil mesele, hiçbir şey engel değil bir şeyler olmaya. Ne kekemelik, ne görememek, ne duymamak, ne yürüyememek, ne konuşamamak...
Hiçbir şey engel değil, inanmaya.
Başarmaya.
Mutlu olmaya!
Hiçbir şey...
"Canım oğlum... O ilk kez heceleyerek 'an-ne' dediğin an yaşadığım tarifi mümkün olmayan mutluluğu tekrar tekrar yaşıyorum ben, bana kekeleyerek her 'an-ne' deyişine. Belki kusursuzca, tek seferde 'anne' desen, diyebilsen, çoktan unutup gidecektim o anı. Sen her kelimenle, benim için yeniden doğuyor, sanki yeniden ve ilk defa 'an-ne' diyor, içimi bir kat daha sevginle dolduruyorsun, güzel meleğim..."