İzzeddin

İzzeddin
@Lazuline
Öğrenci
Gaziantep
32 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
PİZZA VE TÜRKİYE PAZARI 1989 yılında Türkiye ilk defa pizza dükkânlarıyla tanışır. Türkiye’ye birkaç dükkân açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü marka aldığı sonuçla şoka girer. Bekledikleri gibi olmaz. Boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri Türk tüketicisi, pizzayı sevmez. Dükkânlar kapatılır. Geri dönülür. 1991 yılı, Murakami-Wolf-Swenson Productions’ın ürettiği bir çizgi film dünyada büyük ilgi görür. Yapımcı şirket Türkiye’deki bir özel kanala bu çizgi filmi teklif eder. Kanal şaşkındır, fiyat gerçekten olması gerekenin %10’udur. Adeta kapandaki peynir gibi duran bu teklifi kaçırmaz özel kanal. Yayınlanmaya başlar. Çizgi film Türkiye’de de çok tutulur. Oyuncakları, rozetleri, kartpostalları, defterleri ve kitap kapları ile müthiş bir pazarlama da beraberinde gelir. 1994 yılına gelindiğinde çizgifilm dizisi milyonlarca çocuğu ve genci etkisi altına almıştır. Bu çocuklar tuhaf bir biçimde annelerinden pizza pişirmesini istemeye başlar. Türk anneleri pizzayı nasıl yapacağını bilmez. Talep gitgide artar. Derken pizza zinciri dükkânlarını yeniden aktif hale getirir, yeni dükkânlar açar. Çocuğu yemek yemeyen anneler mecburen pizza sipariş eder. Liseli, üniversiteli gençler arasında bir itibar nesnesi haline gelir. Türk mutfağının demode lahmacunu, pidesi terk edilmiş, gençler gruplar halinde pizza dükkânlarına gider hale gelir. Tesadüfen (!) pizza talebini patlatan bu çizgi filmi çoktan tahmin ettiniz değil mi? Bravo! O çizgi film “Ninja Kaplumbağalar”! O pizza zincirini de tahmin ediyorsunuzdur, onu da buraya yazmayayım. Şimdi o çocuklar büyüdü, çizgi filmi ilk izleyenler 30’larına geldi. İlk jenerasyon genç evli, yeni nesil aile oldu. Onlardan sonraki kuşak şimdilerde üniversite öğrencisi, ya yurtta ya da öğrenci evinde kalıyor. İlk jenerasyondaki
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanda asıl olan ruhtur; beden ona tabidir. Bu yüzden ruh insandan ayrılınca, beden toprağa gömülür. Aziz olan ruhtur. Namaza muhatap olan da ruhtur. Beden ise ruha hamaldır. Bu yüzden ruh namazdan haz alınca, beden uzun kıyamlardan mütevellit acıları hissetmez. Ruh mâsivâda olursa, namaza beden muhatap olur ve uzun kıyamlarda namaz, beden için taşınmaz bir yüke döner.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telaşa düşen ve itikadını bozan bîçare insan! Bil ki kıymet ve ehemmiyet, kemiyette ve adet çokluğunda değil. Çünkü insan eğer insan olmazsa şeytan bir hayvana inkılab eder. İnsan, bazı Frenkler ve Frenk-meşrepler gibi ihtirasat-ı hayvaniyede terakki ettikçe, daha şiddetli bir hayvaniyet mertebesini alır. Sen görüyorsun ki hayvanatın kemiyet ve adet itibarıyla hadsiz bir çokluğu varken, ona nisbeten insan gayet az iken, umum enva-ı hayvanat üstünde sultan ve halife ve hâkim olmuştur.
Dil Mevla'yı, kalb leyla'yı tesbih ediyorsa, bu namaz değil, vebaldir.
Sayfa 53·Kitabı okudu