Dilek Deniz

Dilek Deniz
@Lebi_derya
Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum... (Dostoyevski)
53 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
10/10
·104 syf.·
2020 6. kitabı
Merhabalar. Bir dost tavsiyesi üzerine merak ettiğim ve uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı 'Ölümün Süt Dişleri' Nihayet bugün geldi kitabım. Bugün başladım okumaya ve bugün bitirdim. İnanılmaz akıcı ve o kadar duru, o kadar sakin bir dille yazılmış ki, bayıldım. Asla okuru sıkmayacak bir kitap. Eminim siz de bir gün içinde bitirirsiniz bu kitabı. Yazar, okuru etkilemek için uydurma ya da kurgu olayları yaratmamış. 1950' lerin başında İkinci dünya savaşının ardından, 13 çocuklu yoksul köylü ailesinin sefalet ve kıtlık yılları içindeki, acımasız doğa koşullarına rağmen zorlu mücadelesini, okuma ve öğrenme azmini, Köy Enstitülerine nasıl girdiğini, kısaca gerçek yaşam öyküsünün çocukluğunun bir kesitini anlatıyor bu romanında. Yazarımız Osman Şahin, 1971'den 2012 yılları arasında birçok ödüle layık görülmüş. Öyküleri birçok Avrupa ülkesinde yayınlanmış. 13 seçme öyküsü ingilizce, Çince, üç öyküsü de Güney Kore dilinde yayımlanmış. Bugüne dek 23 öyküsü de filme alınmış. Yurtiçi ve yurtdışı film şenliklerinde Türk sinemasına 55' ten fazla ödül kazandırmış. Türk edebiyatımızın önemli şahsiyetlerinden olan yazarın bu romanını da, büyük küçük her yaştan bireyin okumasını, önemle tavsiye ediyorum. Umarım okursunuz. Kendimize ders çıkarağımız o kadar çok şey var ki... Lütfen okuyun :) iyi günler
Ölümün Süt DişleriOsman Şahin · Kırmızı Kedi Yayınları · 201272 okunma
Reklam
8/10
·304 syf.·
2019 2. kitabı
Tavsiye üzerine aldığım Momo'yu bitirdim. Aylardır okuma aşkımın köreldiği, bir çok kitabı biteremeden yarım bıraktığım şu günlerde... Kısa sürede okuyup bitirdiğim Momo, her ne kadar çocuklara yönelik bir kitap olarak tanınsa da, özüne bakıldığında daha çok ebeveynlerin okuması gereken masalsı fantastik bir kitap. Kitabın verdiği mesaj çok mühim. "ZAMAN" Kısaca şöyle bir kitap incelemesi yaptım kendimce. Hayatta en kıymetli şey ZAMAN deriz her fırsatta. Peki ya o çok kıymetli zamanımızı nasıl ve nerede harcıyoruz? Zamanımızı en çok ne çalıyor? Düşünüyor muyuz? Kitabı okuyanlar bilir. Zaman tasarruf şirketinin işçileri Duman adamlar. Yani zaman hırsızları. İnsanların daha kısa sürede daha çok işi yapabileceklerini, böylelikle zamandan tasarruf edebileceklerini teklif ediyorlar. İnsanların zamanını sözde satın alıyorlar. Bu sayede insanları makinalaşmış birer robot gibi kullanıp, donuk ve ifadesiz yüzler, iradesiz ve iletişimsiz ruhlar! sevgisiz saygısız ve anlayışsız birer insana dönüştürüyorlar. Böylelikle bütün insanlara ve dünyaya hükmetmeyi planlıyorlar. Günümüzde de böyle değil mi? İnternet bağımlılığı, kontrolsüz cep telefonu kullanımı, gereksiz yere banka kartı harcamaları, lüks tutkusu, tüketim çılgınlığı vs... onca çalışmaya rağmen hâlâ yetişemiyoruz bir şeylere. İşte Duman adamlar bunların içinde. Usul usul yerleşmişler hayatımıza. Biz farkına bile varmadan. Ve boşa geçirilmiş onca zaman. İletişim aygıtlarının her imkanından yararlanabiliyorken, çocuklarımıza ya da sevdiklerimize yeterli zamanı ayıramıyoruz. Yani iletişemiyoruz. Bir tanıdığımızı bir yerde görünce "âhh ne zamandır seni aramak istiyordum ama bi' türlü vaktim olmadı" diyoruz. Hayır! Aslında çok vaktimiz vardı. Sadece önemsemedik, ihmal ettik. Çünkü başka önceliklerimiz vardı. Bu böyle
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2019 30. kitabı
Köy Enstitüleri Dosyası" kitabını okuyorum. Daha yeni başladım. Kitap hakkında, (bilgisine ve zekâsına hayran olduğum) bir arkadaşımla sohbet ederkerken, yazarın burada Türk Rönesansı diyerek yanlış bir terim kullandığını konuştuk. Türk Rönesansı demek yerine "Türk aklı, Türk mucizesi ya da Türkün en özgün eğitim programı" dese daha uygun olurdu sanki. Çünkü Rönesans kategorik ve sınıfsal olarak doğru bir tanım değil. Rönesans fakir adamı alıp dönüştürmüyor ki. Burjuvazinin beslediği himayesine aldığı sanatçılar ile gelişen bir yapıdır Rönesans. "Köy enstitüleri, Türk Rönesansı değil! Türkün en özgün eğitim programı" olmalıydı sevgili yazar bey ;)
Köy Enstitüleri DosyasıAhmet Özgür Türen · Destek Yayınları · 2018503 okunma