Goffman (1961), Asylums'da mahkûmların, gündelik yaşam rutinlerinin ve
davranışlarının (uyanma, duş alma, giyinme, yemek yeme saati, yemek yeme
şekli, konuşma biçimleri, ses tonu) dışarıdaki hayatlarından son derece farklı
bir biçimde nasıl disipline sokulduğundan söz ederken, salt bir cezalandırma
pratiğini tartışmamaktadır. Mahkûmların deneyimledikleri aslında, beden
performansları üzerindeki inisiyatiflerinin kendilerinden alinması yoluyla
benliklerinin tahrip edilmesi sürecidir. Bu bağlamda Goffman (1961) aslında,
bireysel benlik ve beden arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu da gözler
önüne sermektedir. Benlik, bedene yönelik müdahaleler aracılığıyla zarar görebilir ya da tam tersi bir şekilde pekiştirilip; güçlendirile de bilir.