Foucault güç ve bilginin büyük ölçüde iç içe geçtiğini düşünür ve bu yüzden, bu birlikteliği ifade etmek için sürekli olarak "bilgi/güç' ifadesini kullanır. Ona göre:Daha ziyade gücün bilgi ürettiğini...güç ve bilginin doğrudan birbirini icerdiğini; tekabül eden bir bilgi alanı yapısı olmadan hiçbir güç ilişkisinden, ne de aynı anda güç ilişkileri gerektirmeyen ve oluşturmayan bir bilgiden söz edemeyeceğimizi kabuetmemiz gerekir. Dolayisıyla, bu "güç/bilgi' ilişkileri güç sistemiyle bağlantı içinde özgür olan (veya olmayan) bir "bilgi öznesi' temelinde analiz edilemez, aksine bilen özne, bilinen nesneler ve bilgi tarzları bilgi/gücün bu temel icerimleri ve tarihsel dönüsümlerinin birçok farkli sonuçları olarak görülmelidir (Foucault, 1977: 27-28).
Tıp kurumu modern toplumda hastalık kategorileri yaratıp bireyleri etiketleyerek, sorunların ardındaki sosyal ve politik faktörleri gizleyerek, zaman zaman ataerkinin ve kapitalizmin çıkarlarını bilimsel gerçekler olarak sunarak, normalin ne olduğunu belirleme işlevini üstlenerek temel toplumsal kontrol mekanizması haline gelmiştir. Temmuz Gönç Şavran
Öteki olarak isaretlenen herkes ya ölüme ya sıtmaya razı olmaya çağırıldı: Adeta bütün toplum rehin alındı, bugünlerde ise "ne ölüm, ne sıtma" demekte inat edenlerin vatandaşlıktan atılması konuşuluyor. Böylesine korkunç bir şeyin konuşulabilmesi, çok olağan bir şeymiş gibi konuşulabilmesi, kıyametin kopmaması bu ölüm siyasetinin ne kadar başarılı olduğunu da gösteriyor. Çünkü iktidar şebekesi öylesine hızla ölü-bedenler üzerinden biz dirileri de felç etti ki çoğumuz şimdi yeni bir Hacı Lokman örneğiyle karşılaşsak, artık neredeyse sosyal medyada bile tepkimizi gösterme gereği duymayacağız.
Bunu biliyoruz çünkü aslına bakılırsa Hacı Lokman'ın sürüklenen bedeninden sonra o kadar çok beden sürüklendi ki görmedik bile- sürüklenmeye de devam ediyor...
Sosyal ağlarda paylaşıma giren haber, bilgi ve enformasyon, Hall'un sözünü ettiği toplumsal bütünlükten iyice koparılmış, yeni bağlamlara yerleşmiş bir gerçeklik üretimidir.