Kabul etmekte zorlansa da maruz kaldığı bu şiddetin bir adı vardı: ayrımcılık!
...
Bu kelime çoğu zaman, sosyolog Erving Goffman'ın, "Bir kalıba sokularak sınıflandırmak istenilen bireyi, bu kategoriden ayrıştıran ve farklı kılan özellik" olarak tanımladığı "damgalamak" kelimesiyle bir tutuluyordu. Bu sebepten dolayı acı çeken birey, Goffman'ın adlandırdığı şekliyle "normal bireylere" karşı çıkan " damgalanmış" bir bireydi.
Onkolog da dahil olmak üzere kimsenin bahsetmediği; el-ayak sendromundan, mide bulantılarından veya bazen beyninin içini kaplayan sisten çok daha korkunç bir yan etki vardı. Hiç hazırlıklı olmadığı ve hiçbir reçetenin çare olamayacağı bu şey, hastalığın beraberinde getirdiği dışlanmışlık ve canını çok yakan o kenara itilmişlik haliydi...
Sayfa 134 - Alıntının bir kısmı 135. Sayfada yer almaktadır.·Kitabı okudu
Smita yaşını sordu ancak Lackshmama kaç yaşında olduğunu bilmediğini, en fazla otuz yaşında olduğunu tahmin ettiğini söyledi. Yüzüne bakılırsa bir hayli gençti, gözlerinin içi parlyordu ama Smita o ışıl ışıl parlayan gözlerinde adeta binlerce yıllık, sonsuz bir acı gördü.
Bir anlık hata, kaç hayatın geri dönülmez şekilde değişmesini beraberinde getirebilir? Tess Gerritsen ve Gary Braver'in Beni Seç isimli eseri zihnimde bu soruyu canlandıran bir eser oldu. Kitapta bir üniversite öğrencisinin evinin balkonundan düşmesiyle başlayan bir soruşturma ele alınmakta. Olayın en başta intihar olduğu düşünülmekte ancak soruşturmadaki görevlilerden birisinin dikkatiyle olaylar daha farklı şekillenmekte.
Kitabın belli bir bölüme kadar olay, öncesi ve sonrası şeklinde bölümler halinde sunulmakta. Bu kurgu; okurun, olayın öncesi ve sonrasını kesintisiz takip edebilmesini sağlamakta. Bu unsur bence bir polisiye eser için kritik öneme sahip. Bu nedenle kitabı bölüm kurgusunu oldukça beğendim.
Kitabın içeriğinde birçok güzel şaşırtmaca mevcut (Spoiler olmaması amacıyla bu şaşırtmacılara örnek veremeyeceğim). Şaşırtmacıların belli aralıklarla ve güzel kurgulanmış olması nedeniyle katilin kim olduğunu kitabın sonlarına kadar anlayamadım. Bu şaşırtmacalar; polisiye romandan beklenen gizemi çok güçlü bir şekilde okura sunmuştu. Kitabın yapısının bu yönünü de çok sevdim.
Buna ek olarak şaşırtmacaların eserdeki gerilimin okura geçmesini daha güçlü kıldığını düşünmekteyim.
Eserde bölümlerin başlığını o bölümde ön planda olan karakterin ismi oluşturmakta. Acaba bölümdeki yaşanan ana olaya odaklanan bir başlık seçilseydi daha mı iyi olurdu diye sorguladım ancak bölüm başlığının ön planda olan kaynakların ismi olmasını da çok yadırgamadım. Yani bu haliyle de güzeldi diyebilirim.
Kitabın temposu ve akıcılığı eser boyunca çok iyi bir biçimde muhafaza edilmişti. Kitapta gündelik sade bir dil kullanılmıştı. Kitaptaki karakter sayısı kurgunun ihtiyacına çok doyurucu cevap verir nitelikteydi.
Kitap kapağında çok da net olmayan bir kadın maktül ve bir polis