Yaz ortasıydı. Fakat yakında sonbahar gelecek ve sararan yapraklar toprağa düşecek, ardından kış gelecek ve her yanı şeffaf bir örtü gibi kaplayacaktı. Her şey bitmişti.
Kabuğunu yitirmiş bir kaplumbağa gibi hissediyordu. Kalp atışlarını hissedebiliyordu. Hayattaydı. Fakat geriye hiçbir şey kalmamıştı hayatında. Önünde yaşayacağı ve her biri sonsuzluk gibi gelecek günler vardı.
Genç katilin sözleri bir kez daha Isaksen' in. zihninde yankılanmıştı: "Eğer polis gözünün önündeki apaçık gerçeği göremiyorsa o zaman bir dahisindir."
Fanja kalbinin içindeki acının sivri uçlu bir üçgen gibi kalbini delik deşik ettiğinden bahsediyor. Korkunç bir acı. Fakat zamanla sivri köşeler aşınıyor ve üçgen, bir daireye dönüşüyor. Yine kalbinin içinde dönüp duruyor fakat bu defa acıtmıyor. Yas zaman alır. Gün gelir yüreğindeki neşe, kaybının acısından ağır basar. Üçgenin gitmesine izin verirsen keskin uçlar aşınır ve oluşan daire yüreğinde bir hazineye dönüşür. Bu da ancak ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilirsen mümkündür.