Hepimizin evinde tanıdık bir manzara vardır: Bir araya gelindiğinde bile gözü sürekli ekranda olan çocuklar (ve bazen biz yetişkinler!). İşte “Telefon Melefon Yok!” tam olarak bu güncel ve hepimizi gülümsetirken düşündüren durumun tam ortasına bırakıyor bizi.
Hikâye, telefonlarını bir saniye bile ellerinden düşürmeyen Berk ve kuzenlerinin etrafında dönüyor. Aile büyüklerinin tüm uyarılarına kulak tıkayan bu ekip, büyük dedelerinin 98. yaş günü partisinde bile ekranlara gömülmüş durumdadır. Ancak büyük dedenin pasta mumlarını üflerken tuttuğu o gizemli dilek, her şeyi altüst eder: Çocukların telefonları bir anda ellerine yapışır!
Çocukların bu tuhaf durumdan kurtulmak için çabalarken düştükleri komik durumları izlediğimiz kitap, teknolojiyi tamamen yasaklamayı değil; onun hayatımızdaki yerini sorgulatmayı amaçlıyor. Telefon elimize yapışıkken yemek yemek, giyinmek, hatta banyo yapmak ne kadar zor olabilir? Peki ya ekransız bir dünyada birbirimizin yüzüne bakarak sohbet etmek aslında ne kadar kıymetli?
Eğer çocuğunuzla ekran süreleri yüzünden tatlı sert çatışmalar yaşıyorsanız ve "Bırak artık şu telefonu!" demekten yorulduysanız, bu kitap size parmak sallamadan, mizah yoluyla harika bir kapı aralayabilir. Kesinlikle kütüphanenizde yer açmaya değer!
“Ağzınızdan çıkan kelimelere, kurduğunuz cümlelere dikkat edin. Kelimelerin birer ruhu vardır. Seçtiğiniz kelimeler, kurduğunuz cümleler, hayatınızı şekillendirir ve sizin gerçeğiniz olur.”