Sabah saatlerini geç uyanarak kısaltmamak, uygunsuz işlerle ya da konuşmalarla harcamamak gerekir; sabahı yaşamın özü olarak görmek ve bir ölçüde kutsal saymak gerekir. Buna karşılık, akşam, günün yaşlılığıdır: Akşamları bitkin, boşboğaz ve dikkatsiz oluruz. Her gün, küçük bir yaşamdır, her uyanış ve yataktan kalkış küçük bir doğumdur, her taze sabah küçük bir gençlik ve her yatağa gidiş ve uyuyuş küçük bir ölümdür.
Ne ki, sığ olan sığ olanla, sıradan olan sıradan olanla, belirsiz olan muğlak olanla, beyinsiz olan akılsız olanla aynı türdendir ve en iyiler, kendileriyle kesinlikle aynı türden olan kendi yapıtlarını beğenirler.
Filister'in* sözü edilen temel özelliklerinin ikincisi, öteki insanlar söz konusu olduğunda, zihinsel değil, salt fiziksel gereksinimleri olduğundan, birincileri değil, ikincileri doyurabilecek insanlar aramasıdır. Öteki insanlara yönelik beklentileri arasında, herhangi bir zihinsel yeteneğin ağır basması istemi en az olacaktır: Bu tür insanlar karşısını çıktıklarında, onda daha çok, antipati ve hatta nefret uyandıracaklardır; çünkü sıkıcı bir aşağılık duygusuna kapılacak ve üstelik belirsiz ve gizli bir kıskançlık duyumsayacak, bunu oldukça özenli bir biçimde gizleyecek, hatta kendisinden bile saklamaya çalışacaktır; ama bu kıskançlık tam da bu yüzden kimi zaman için için kaynayarak artacaktır. Benzer özelliklere göre kendini değerli ya da yüksek görmekten vazgeçmek hiçbir zaman aklına gelmeyecektir; sadece, onun gözünde hakiki öncelikler olan, onlarda mükemmelleşmeyi arzuladığı, mevkiye ve zenginliğe, güçlü ve nüfuzlu olmaya bağlı kalacaktır.
*: dar kafalı kimse