Orhan baba

Orhan baba
@Legolasmath
Puan vermedi·192 syf.··
2020 44. kitabı
Bazen kişinin kendine bile itiraf edemediği hisleri, fikirleri vardır. Yusuf Atılgan bu romanında yarattığı C. karakteri ile dillendirmeye cesaret edemediğimiz hislerin, fikirlerin bir tercümanı oluyor adeta. Kendini aylak olarak tanımlayan bir adam, aylak ancak çulsuz değil, paralı ancak mutlu değil. C. anlaşılmamaktan, babasına benzemekten korkan bir adam. Toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri gülünç olmayan tek tutamak olan gerçek sevgiyi arayan C.‘nin, hayatı sorgulatan aforizmalarını okumak çok büyük bir keyif. Kitaptaki tasvirler çok yalın, çok gerçekçi. Zorlama süslemeler yapılmadığından kitabı okurken olayların geçtiği yerler değil, C.’nin fikirleri dolaşıyor beyninizde. Günümüz insanı için çok sarsıcı diyaloglar mevcut: “Rahatsınız, hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız?” Kitabı okurken yaptığınız sorgulamalar kitap bittikten sonra doruk noktasına ulaşıyor. Keyifli okumalar...
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Reklam
Puan vermedi·188 syf.··
2020 9. kitabı
Dostoyevski’nin edebi bir dahi olduğunu hissettirdiği ilk eser olan bu kitap, ne kadar güçlü bir kalemin yetiştiğini gösteriyor. Bu kitap neden Dostoyevski’nin büyük bir yazar olduğunu, onun kitaplarının da birer klasik olduklarını anlamamızı sağlıyor. Dostoyevski insanı, insan psikolojisini o kadar güzel tahlil etmiş ki; dünya üzerinde insanlar var oldukça, bu kitaplar okunacaktır. İnsanlık teknolojik olarak değişip gelişse de içimizdeki Golyadkinler aynı kalıyor. Kitaptaki ana karakter Golyadkin, kişilik bölünmesi ve şizofreni yaşayan bir devlet memuru. Birden karşısına çıkan “öteki” Golyadkin hayatının ortasına bir bomba gibi düşüyor. Freud kitap için “Şizofreni ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi” yorumunda bulunmuştur. Eser, Dostoyevski’nin dünyasına giriş niteliği taşımaktadır. Herkesin içinde çatıştığı, tartıştığı, yalan söylediği, kavga ettiği, dertleştiği, güldüğü, sevdiği bir “öteki” vardır. Zaten bir şeyi kıymetli yapan, onun “ötekisi” değil midir? Hep gece olsaydı ya da hep güneş parlasaydı, nerede kalırdı gündüzün güzelliği, yağmurun zarafeti? Keyifli okumalar...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma