Okudukça insanı yerden yere vuran başka bir kitap okumadım.Teşekkürler BÜŞRA SANAY.Benim okumaya bile tahammülüm olmayan bu olayları yaşayan minicik kalpler,sizlerden özür dilerim.Okudukça insanlığımdan utanıyorum.Və okudukça daha iyi anlıyorum,aslında eğitim hayatımızda ne kadar da önemli bir yer kaplıyor.Doğru kitapta her kesimde bunların yaşandığı deniliyor.Ama ben kadının okumasından bahs ediyorum.Kadın ne kadar güçlü,bilinçli olursa,daha sağlam çocuklar yetişir bu dünyada.
Nasıl bir avukat tüm deliller ortadayken "Ne malum çocuğun kendi parmağıyla yapmadığı?" der bir hakime?Hangi yürekle?Hangi vicdanla?
Nasıl bir anne kocası çocuğuna tecavüz edince kocasının tarafını tutar?Çocuğuna düşman kesilir?"Niye benimle değil de çocuğumla böyle bir şey yaptı?Çocuğum acaba yüz mü verdi,işveli mi davrandı?" diye düşünür?
"İlçede zaten birlikte olmadığı kalmamıştı,bir de benimle yatsa ne olur?" diye düşünerek hangi baba kıza sahip çıkıp ona iyi bir gelecek sağlamak yerine düştüğü durumdan faydalanır?
Hakimin karşısında "Hakim bey,yetiştirdiğin ağacın meyvesini ilk sen yemek istemezmisin?" deme cesaretini bir baba nasıl gösterebilir?
"Benimle olmasaydı,zaten biriyle yaşayacaktı bunu.Önce benimle deneyimledi." pişkinliğini sergileyen bir baba nasıl olur?
"Bu tür kitapları yazanlar övgü falan beklemiyor.Görün istiyor,görün.Gözünüzü kaçırmayın,yaranın ta içine bakın.Bakın ki,yarasını gösteren kadınlar kendilerini yalnız hissetmesin,yaralarını göstermek için bir nedenleri olsun,bir duyarlılık oluşsun.Yarasının üstünü açan kadınların evi taşlanmasın!Onlardan bir "mehraba"yı dahi esirgeyen komşuları bir an durup düşünsün!" diyor kitap.Hadi o zaman!Açalım gözlerimizi.Bize gönderilen işaretleri daha iyi anlayalım.