Adını ne Barış yılını düşünerek koymuşlar, ne de savaşlar çıkmasın diye.
Adının anlamı dünyayı kucaklasa, taşta büyümezdi Barış. Ama bunu ne anası bilirdi, ne de anası gibiler. Bilseler, " çocuklar şeker de yiyebilsinler" diye gökyüzüne hasret çeken bizler, çayırlara yalnızca kuş kanadında uçmak zorunda kalmazdık belki.
Eskiden senin kucağında çıkardım. Sen başka çocukları da kucağına alıyor musun İnci? Istersen alma. Belki onlar hâlâ çişlerini altlarına kaçırıyorlardır. Üzerini kirletirler senin.
İftira ne demek İnci?
.....İftira yalnızca annemlerin koğuşunda mı yetişiyor İnci?
Geçen gece yatağım ıslanmıştı yine. Annem kızdı.
"Koca herif, utanmıyor musun yatağa işemeye! " diye azarladı beni.
Ama ben işememiştim ki! Hani Miki'li bir külotum var ya. İşte o Miki işemişti. Annem bana iftira etti, ''di mi İnci?
Kocaman bir kazanda aşure pişiriyorsun. Hani buradayken pişirirdin ya, işte öyle. Senle birlikte dibini sıyırmak ne kadar eğlenceli olurdu! Dışarıda pişirirsen kiminle sıyıracaksın dibini? BAŞKA BİR ÇOCUKLA SIYIRMA. BELKİ ONUN NEZLESİ VARDIR. SANA DA GEÇER.
Elbette, bir gün ölümle karşılaşırsam -ki karşılaşacağım- önemli değil, önemli olan şu ki benim yaşamım veya ölümüm başkalarının yaşamını nasıl etkileyecek.