'' Hayatta kalmak için elimizde avucumuzda ne varsa tüm gücümüzle savaşırdık; sanki oksijen maskesi, emniyet kemeri ya da bir dilim çikolatalı pastadan uzak durmak bizi kurtarabilecekmiş gibi. Gerçeklik ve sanal arasındaki fark buydu. Gerçeklik, sevdiğiniz kişileri kaybedebileceğiniz bir yerdi. Gerçeklik, kalbinizdeki çatlakları hissedebileceğiniz bir yerdi.''
''Her şey bir anda mükemmel olmuş ama ardından berbat bir hale dönüşmüştü. Hayat hep böyle bir şeydi zaten; ne zaman kendinizi bulduğunuz durumdan kurtaracağınızı ya da tepe taklak tekrar aynı koşulların içine düşeceğinizi bilemezdiniz.''
"Onun canavardan başka bir şey olmadığına inanmayı reddediyordum. Onun bu şekilde çökmesini izleyemezdim. Devam edecektim çünkü o oğlanı bulmaya ihtiyacım vardı, yalanının altına gömülmüş atan kalbini bulmaya... Onu kurtarmak için onu durdurmalıydım.
Bir zamanlar beni yukarı çeken el oydu. Şimdi onun için bunu ben yapacaktım."
"... Eğer yardım istemeyi reddedersen bu durum diğerlerine de senden hiçbir şeklilde yardım istememeleri gerektiğini belirtir. Senin yardımına ihtiyaçları olduğunu için onlara tepeden baktığını. Kendini sanki onlardan üstünmüşsün gibi gördüğünü..."
"...Yapabildiğim tek şey bakışlarına karşılık vermek ve gözlerindeki değişik parıltıyı görüp etrafına ördüğü duvarlardan bir başkasının daha yıkıldığını hissetmekti..."