''Ne tuhaf değil mi? Bir kitabın kapağının arasına sıkışıp kalmış gibiyiz. Sanki başka birinin öyküsünün içindeyiz, hatta ortasındayız. Bu insanı ürkütecek kadar tuhaf bir duygu.''
''...Ellisini geçmiş olanların hepsi aynı. İncir çekirdeğini doldurmayacak şeyler yüzünden endişeleniyor, kendilerini yiyip bitiriyorlar. Sanırım sorun zamanında yanlış yetiştirilmiş olmalarında, tabii böyle yetiştirildikleri için de ellerinden bir şey gelmiyor, değişemiyorlar. Zavallı babacığım, kuş kadar aklın yok.''
Tristan ve Yvaine birlikte mutlu oldular. Sonsuza kadar sürmedi, çünkü hırsız Zaman, her şeyi eninde sonunda tozlu mahzenine götürür, yine de böyle şeylerin olageldiği üzere uzunca mutlu oldular.
''... bilmek istediğim şey, neden senin yerini artık zihnimde bulamıyor olduğum. Hala ordasın, güçbela, yine de bir hayalet, boş bir hayal gibisin. kısa bir süre önce zihnimin içinde gümüşi bir ateş gibi yanarak parlıyordun; kalbin yanarak parlıyordu. Fakat handaki o geceden sonra kalbin düzensiz ve belirsiz bir hal aldı, şimdiyse hiç yok.''
... ''Aradığınız kalbin artık bana ait olmamasından olabilir mi?''