Serdar Karahasanoğlu

Serdar Karahasanoğlu
@Letranger____
Zira gerçeği aramak,daima nefret edilecek bir şeyle karşılaşmayı göze almak demektir.Kişinin benliğiyle ilişkisi ve sarsılmaz değerlerine olan güveni, inançlarıyla birlikte o ana dek doğru kabul ettiği gündelik değerlerin yerle bir edilme riskini göze alabilmesine izin vermelidir.O halde Pascal'ın,"İnsan hayatında gerçek bilgelik sevgisine nadiren rastlanır"demesi şaşırtıcı değildir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birkaç yüzyıldır suregeldigi haliyle bedenin modern çağdaki sanayileşmeye hizmet eden cansız bir makineye indirgenmesi sonucunda, insanlar bedenlerine kulak vermemekle gurur duymaktadırlar.Onu sanki benzini bitene dek sürülebilecek bir kamyon gibi suistimal edebilecekleri bir nesne olarak görürler.Bedenlerine dair duydukları endişe, alacakları yanıtı önemsemeden nasıl olduğunu sormak için akrabalarından birine telefon etmeleri kadar baştan savmadır.Bunun sonucunda da doğa gelip kişiyi soğuk algınlıklara,nezleye maruz bırakarak sanki "Bedenini dinlemeyi ne zaman öğreneceksin?"diye sormaktadır.
Kişinin başkalarına karşı takınacağı tavırlar genellikle kendine karşı takındığı tavırlarla paralellik gösterir.Kendini değersiz hissetmekle kendinden ve başkalarından nefret etmeye uzanan yol fazla uzun değildir.
Hem sanatçılar hem de geri kalanlarımız tinsel olarak ayrık ve şaşkın olduğumuzdan yalnızlığımızı örtbas edebilmek için diğer insanlarla dilimizin elverdiği şeyler hakkında konuşuruz:Beyzbol ligi, iş ilişkileri,en son haberler...Derin duygusal deneyimlerimizse daha gerilere itilir ve böylelikle içimiz giderek daha da boşalırken yalnızlığımız artar.
Endişeliyiz çünkü hangi rolü üstleneceğimizi,hangi ilkelere inanacağımızı bilmiyoruzdur.Bireysel endişemiz de tıpkı ulusumuzun endişesi gibi nereye gittiğimizi bilmemenin yarattığı şaşkınlık ve karmaşanın bir sonucudur.