Her gün birbirinin aynı geçiyor lanet! Bitmeyen mevsim yapmışlar, ona da ayrı bir hayret…
Dün, bugün, yarın yok hiçbir farkı…
Sokaklarımda müzmin karamsarlar tezgah açmış umut satar, ticaretten ibaret…
Değişir mi çabalamadan, düşmeden, kalkmadan, çamura bulanmadan, kafayı kırdırmadan memleket? Meta fetişistleri bitpazarına düş sermiş, rüyasında bile ne sattığını görmemiş. Siz kimsiniz ki bizi geleceğe inandırırsınız? ‘Güzel günler’ size mi kaldı ki; taş üstüne taş koymadınız! Sanal yaygaralarınızdan bize de sarın bari sonra elinizde kalır. Ama suskunların çığlığı daha beterdir ki sesleri yarına kalır.
Madem ki vakitsiz bir ölümsüz seni,
ruhumun yarısı olan seni alıp götürdü,
yeryüzünde varlığımın yarısından,
en aziz parçasından yoksun yaşamakta
ne anlam var? O gün ikimiz birden öldük.
Horatius