Ömrümde hem böyle çelimsiz, hem de böylesine güçlü hiçbir şeye rast görmedim ben! Ellerimde bir saz gibi ince,güçsüz duruyor. İki parmağımla kırabilirim onu. Ama, tut ki kırdım, büktüm,hatta kökünden söktüm.. Ne işe yarar, bu gözler bana böyle baktıkça? Bu gözlerden dışarı taşan azimli,vahşi, özgür ruh, bana böyle,cesaretten de ireli,bir tür müthiş zafer duygusuyla meydan okudukça? Sen istersen kendiliğinden yavaşça kanat çırparak gelir göğsüme, yüreğimin dibine sokulabilirsin.
Hayır.... Yanılıyorum. Hiç ağlamamışsın sen!Yüzün bembeyaz,gözlerinin ışığı sönmüş ama gözyaşlarının izi bile yok. Öyleyse, yüreğin kan ağladı, öyle mi?
Efendim, dedim, bir sürgünün huzuru, bir günahkarın tövbe getirmesi hiçbir zaman başka bir insana bağlı olmamalıdır. Bir insan,ruhunun diriliği için hiçbir zaman başka bir insanoğluna güvenmemelidir. Dünyada hata işleyip acı çekenler doğru yola dönmek için güç, acılarını giderebilmek için şifa arıyorlarsa gözlerini daha yükseklere çevirmelidir.