Hayatın şefkatli yanını bana sen öğrettin, sevgili Portuga. Bugün çocuklara misketler ve kartlar dağıtmaya çalışan benim, çünkü şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor. Şefkat göstermek beni bazen mutlu ediyor, bazense yanıltıyor, ki bu ikincisi daha sık oluyor.
“ Biliyor musun, Godoia, artık istemiyorum. İyileşirsem yine kötü bir çocuk olacağım. Sen anlamıyorsun. Artık uslu durmamı gerektirecek kimse kalmadı.”
“Zaten o kadar uslu durmana da gerek yok. Her zamanki gibi bir çocuk ol, küçük bir çocuk.”
“Niye öyle olayım ki, Godoia? Herkesten bir sürü dayak yemek için mi?..”