İnsanda aşkın gördüğü bir varlığı yüceltme güdüsü vardır. Bu bazen bir put; bazen bir siyasi, dini lider; bazen bir sanat ve düşünce insanı; bazen eş, sevgili; bazen toplumları etkileyen popüler şahsiyetlerden biri, bazen ve belki de en tehlikelisi kişinin bizzat kendi beni, egosu olur. Bir de buna ilaveten Tanrı'yı yüceltme, en aşkın varlık olarak ona tapmayı ilave edelim.
Ama kanımca şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Tanrı dışında bütün yüceltmeler bizi küçültür, icat ettiğimiz aşkın varlık karşısında kendimizi bir hiç ve yok hissederiz; hayranlık bizi cüceleştirir, hayranlığımız bizi etkisiz ve eylemsiz kılar; aşağılık kompleksine iter, bizi pasifize eder.