Aslına bakıldığı zaman bir bitki ço ğalmak ister ve biz onların yeni çıkanlarını öylece yeriz. Bitki ler bize sitem etmektense, kısa süre kala tohumlarına ufak mik tarda zehir bırakırlar. Bu süreç, ilk anda yarattığı izlenim kadar dramatik bir süreç değildir - birkaç adet arpayı mideye indirmek, iki taraf için de sorun teşkil etmez. Bu şekilde hem insan lar hem de bitkiler hayatta kalabilirler. Bir bitki ne kadar çok tehlike sezerse, bu maddeden o kadar çok miktarda tohumları na akıtır. Tahıllar, tohumlarının yetişmesi ve yayılması kısa sürdüğü için bu kadar panik içerisindedirler. Bu süreçte hiçbir şey ters gitmemelidir. Glüten böceklerde önemli bir sindirim enzimine engel teşkil eder. Yaramaz bir çekirgenin tahıllardan fazla kemirmesi durumunda midesine bir ağırlık çökebilir ve tam da o zaman tahılı kemirmeyi bırakması gerekir; bu hem ta hıl için hem de kendisi için iyi olacaktır.
Bağırsakta yer alan her tüyde ufacık bir kan damarı bulunur. Bu kan damarı absorbe edilmiş moleküllerle beslenir. İnce ba ğırsakta bulunan tüm kan damarları birlikte hareket ederler ve kan, besinlerin zehirli veya zararlı olup olmadıklarını tespit eden organımız olan karaciğerden geçer. Tehlikeli olan madde ler kan akışının aslen gerçekleştiği noktaya ulaşmadan, burada yok edilirler. Fazla yememiz durumunda da burada enerji depolanır.