Dünya, öyle basit bir gezegen değildi. Üzerinde ( elbette zenci krallar da dahil olmak üzere) yüz on bir kral, yedi bin coğrafyacı, dokuz yüz bin iş adamı, yedi buçuk milyon sarhoş ve üç yüz on bir milyon kendini beğenmiş, yani yaklaşik iki milyar yetişkin insan yaşar..
"Biliyor musun... insan çok üzgün olduğunda gün batımını izlemeyi daha çok seviyor."
Bunun üzerine sordum:
"O, gün batımını kırk dört kez izlediğin gün çok mu üzgündün?"
Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleri ile ortaya koymak durumundadır.
Bu bir çeşit alın yazısıdir. Bu alın yazısı da başkaları tarafından okunmazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez..
" Ölmekten korkmuyorum, taşlanarak ölmekten korkuyorum. Acı bir şey olsa gerek"
-Soraya'yı Taşlamak -
Film İranda haksız yere recm edilmiş bir kadının hayatını anlatmakta.. Yaşanmış, gerçek bir olaydan yola çıkılarak hazırlanmıs..Etkileyici ve güzel bir film..