George Orwell-1984
Merhabalar arkadaşlar. Kitap üzerindeki incelememizi yapmadan önce yazarımızı biraz tanıma fırsatı bulursak yazımızın daha verimli olacağını düşünüyorum.
Ünlü yazar Orwell 1903-1950 tarihleri arasında hayat sürmüştür. İngiliz edebiyatı açısından önemli bir yer edinmiş olan Orwell, gençlik dönemlerinde farklı meslek gruplarına dahil olmuştur. Polis memurluğu görevinin eserleri üzerinde etkileri oldukça fazladır. Emperyalist düşünceye karşı olan nefret tohumları bu dönemde filizlenmiştir.
Yazarımızın en bilinen iki önemli eseri Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanlarıdır. Her iki romanı da distopya türünü iliklerimize kadar hissedebileceğimiz bir kurguya sahiptir.
1950 yılında hayata gözlerini kapatan Orwell edebiyat dünyasına büyük bir katkıda bulunmuştur.
Bu yazıda Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı eserine bir göz atmak isterim.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı bu eserde totalitarizm (Tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete mutlak itaat beklenen, diktatörlükvari yönetim) derin bir şekilde işlenmiştir. Kitabın her bölümünde 'Büyük Birader' ismi ile bir diktatör, her yerde bulunan tele ekran denilen ekranlar vasıtası ile halkı izlemektedir. Aslında bakarsanız kitap sadece bulunduğu döneme değil, herhangi bir zaman dilimine direkt etki edebilecek niteliktedir. Kitaptan spoiler vermeme amacında olduğum için kitap içerisinden örnekler yerine, okurken kafamda oluşan yapılardan bahsedeyim.
Kitabın sayfalarını karıştırdığımız zaman benim aklıma ilk gelen Kuzey Kore oldu. Şöyle ki yönetim biçimi ve halk kısmı ele alındığında bu kadar baskı ancak o tarz bir yerde olur düşüncesine kapıldım. Fakat kitabı daha fazla okuduğumuzda ise daha küçük söylevlerin her ülke