Özgür Öztaş

Özgür Öztaş
@LiberteLit
Kelimeler, özgür bırakıldığında gerçek olur. Şiirlerim, sokakların sesi, suskun kalplerin yankısı. Unutma her harf, ruhun zincirlerini kırar..
Suskunlukta Saklı
Sana söylemeye çekiniyorum Çünkü kelimeler, bir kez dudaklardan düşerse Geri toplanmaz Ve bazı duygular Ancak sessizlikte büyür Açığa çıktığında ise Rüzgârda dağılan taneler gibi Eksilir, parçalanır Sen Güneşin en kırılgan anısın Gökyüzüne dokunmadan önce Denizin yüzünde gezinen ince ışık Elinin değmediği bir çiçeğin Yine de sana kokusunu sunması gibi Varlığın, Dünyayı daha yaşanır kılıyor Saçların Rüzgârın elinde savrulurken Ben, uzaktan bakıp O esintinin yerinde olmak istiyorum Ama yaklaşamıyorum Çünkü bilirim Fazla yaklaşmak bazen Güzelliği bozar Gözlerin Gecenin ortasında açılmış İki derin pencere
Şiir
Reklam
Susmak Bile Yetiyor
Ne çok konuşuyor insanlar, durmadan, susmadan bir kelimeye diğerini ekliyorlar. Ama biz, yan yana susmayı öğrendik. Yanındayken dünya sakinleşiyor, kafamda dönen düşünceler sıraya giriyor, ellerimi nereye koyacağımı bile bilmiyorum bazen ama biliyorum ki yanında fazlasına gerek yok. Birlikte yürürken, birlikte dururken, hatta birlikte hiçbir şey yapmazken kalabalığın içinden sıyrılıyoruz. Çünkü senin yanındayken kendimi anlatmaya uğraşmıyorum, kimseye kendimi kanıtlamaya çalışmıyorum. Ve belki de bu yüzden, susmak bile bana yetiyor. Yanına oturuyorum, kafamı omzuna bırakıyorum, kelimeler çekiliyor aramızdan, sessizliğin bile nefesin gibi huzur veriyor. Zaman ağırlaşıyor yanındayken, birlikte geçirdiğimiz saniyeler
Şiir
Anlaşılmak
Sen, bir bilmece değilsin… ne bir oyun, ne de bir denklem. Çözülmeyi değil duyulmayı beklersin. Kelimelerinin ardında bir sır değil, bir sığınak var. Sana susarak yaklaşmak gerek, gözlerinle konuşmak, yüzünü okşar gibi bakmak gerek kalbine... Çünkü sen, bir çığlık atmazsın hiçbir zaman — ama içinden geçen bin fısıltı olur… duyan varsa. Sen karmaşık değilsin, sadece derinsin. Her adımda başka bir katmana inen, her sessizlikte kendini yeniden doğuran bir ruhsun. Anlaşılmak istersin — yargılanmadan, dokunulmadan bile…
Şiir
Tanıdık Adımlar
Adımlarım yeni, ama her taş, her köşe, bir anı fısıldıyor kulağıma, tanıdık bir melodi gibi. Gözlerim keşfederken, kalbim hızla atıyor, bir yerde daha önce durmuşum gibi, hatırlamıyorum ama hissediyorum. Rüzgâr usulca dokunuyor, bir eski dostun elini tutar gibi, yollar açılıyor önümde, hem yabancı hem evim gibi. Her adımda bir heyecan, yeni keşfedilen bir dünya gibi, dudaklarımda gülümseme, gönlümde serin bir bahar sabahı. Zaman duruyor aniden, nefesim hafifliyor, kalbimde bir melodi çalıyor, adımlarım ritme dönüşüyor. Her köşe yeni bir sır, her sokak bir davet, tanıdık ve yabancı, bir keşif, bir başlangıç.
Şiir
Ah Şu Havalar
Bu güzel havalar, göğe en çok yakışan maviliği kalbime giydirdi ilk, sonra üstüme yıktı sessizliğini. Güneş öyle nazlı dokunuyor ki tenime sanki yıllardır özlemişim de şimdi kime sarılacağımı bilmiyorum. Rüzgâr eserken birinin adını getiriyor usulca, ama ben artık kimseye cevap vermiyorum. Bu havalarda her sokak sanki birlikte yürüdüğümüz bir yol, her ağacın altında biraz eski ben kalmış. İçim kıpır kıpır ama hiçbir yere varamıyor duygularım. Pencereler açılıyor, kuşlar öyle bir ötüyor ki kendimi geçmişin kucağında buluyorum. Hiçbir şey yapmadan her şeyi hissediyorum bugünlerde. Bir çay demliyorum mesela, ama aslında beklediğim bir sesin içini ısıtmak istiyorum.
Şiir
Reklam