Jack London'un 1900 yılında yayımladığı Kurdun Oğlu adlı derlemenin içinde yer alan Bir Kuzey Macerası, Homeros'un Odysseia destanını andıran, zorlu engellerle dolu,çetin ve "dönüştürücü" Bir yolculuğun hikayesidir. Aleut adalarında Akatan'da yaşayan kabile reisi Naass, evlendiği gün karısı Unga'yı denizden çıkıp gelen sarı saçlı beyaz bir adama kaptırır. İki metreyi aşan boyuyla bir devi andıran, "tanrıların dünyanın ilk dönemlerindeki erkekleri örnek alarak kalıba döktükleri" bu adam, Unga'yı sırtına vurduğu gibi gemisine atlayıp oradan uzaklaşmıştır.
Naass intikamını almak üzere asılı düşmanının peşinden yollara düşer. Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı, macera dolu yıllar beklemektedir onu...
Bir Kuzey Macerası, Jack London'un okuduğum ikinci kitabıydı. Martin Eden'in aksine kitap oldukça ince. 44 sayfa süren bir hikaye ve 7 sayfalık çevirmen notlarıyla beraber toplam 51 sayfadan oluşuyor. Yani bir oturuşta bitirebileceğiniz kitaplardan biri.Okumayı bitirdiğimde her ne kadar kurguyu çok beğensem de kısa olduğundan dolayı mıdır nedir içimde hikaye tamamlanmamış, eksik bir şeyler varmış gibi bir his vardı. Sanırım ben uzun soluklu hikayeleri daha çok seviyorum Ama kurgu gerçekten ilgi çekiciydi. Sırf kurgu için bile okunur zaten alt tarafı 44 sayfa