mehmet sakızcıoğlu, Veronika Ölmek İstiyor'u inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir psikiyatriste içini dökenler bir papaza günah çıkaranlardan daha rahat konuşurlar Çünkü psikiyatristler cehennem ateşinden söz etmez ...
.
.
.
Her insan tektir her bireyin kendi özellikleri içgüdüleri ve serüven biçimleri vardır. Ancak toplum Her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir. İnsanlar neden kurallara uymak zorunda olduklarını asla merak etmezler.
.
.
Eğer herkes hayal kurmasına rağmen pek az kişi hayallerini gerçekleştirebiliyorsa hepimiz korkağız demektir.
.
.
Herkesin ne olursa olsun hayatta kalmak için savaş verdiği bir dünyada, Ölmeye karar verenler anlamak kolay mi?

https://twitter.com/SerhatErcan_/status/867149380574482432
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.







Cahit Sıtkı TARANCI

Kalpte iman bulunduğuna alamet

Allahü teâlânın emirlerini yapmamak, günahlardan sakınmamak, kalbin bozuk olmasındandır.

Sual: Bir kalpte imanın bulunup bulunmadığının alameti, işareti var mıdır, varsa bu alamet nedir?
Cevap: Allahü teâlânın emirlerini yapmamak, günahlardan sakınmamak, kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, İslâmiyete tam inanılmamasıdır. Mümin olmak için, yalnız kelime-i şehadeti söylemek yetişmez. Münafıklar da, bunu söylüyor. Kalpte iman bulunduğuna alamet, İslâmiyetin emirlerini severek yapmak, yasak ettiklerinden de severek uzaklaşmaktır. İslâmiyetin emirlerini yapabilmek, yasaklarından sakınabilmek için, dinde lazım olanları, öğrenmek ve öğretmek lazımdır. Din bilgilerini öğrenmeden, başka şeyler öğrenenler ve çocuklarına doğru din bilgisi öğretmeyenler aldanmaktadır. Geleceği temin etmek, acaba bunları elde etmek midir yoksa, Allahü teâlânın rızasını kazanmak mıdır? Niyetin doğru olması için korkmalı ve çok istiğfar etmelidir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Teheccüd zamanında tövbe, istiğfar etmek, Allahü teâlâya yalvarmak, günahlarını düşünmek, ayıplarını, kusurlarını hatırlamak, kıyametteki azapları düşünüp korkmak, Cehennemin sonsuz acılarından titremek lazımdır. Af ve mağfiret için çok yalvarmalıdır. O zaman ve her zaman yüz kere “Estağfirullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh” demeli ve manasını düşünerek söylemelidir. Bunu ikindi namazından, tesbihlerden ve duadan sonra yüz defa okumalıdır. Abdestsiz okunabilir. Hadis-i şerifte; (Kıyamette, sayfasında çok istiğfar bulunanlara, müjdeler olsun!) buyuruldu.”
İstiğfar ve bütün dualar, temiz kalple söylenmez, yalnız ağızla söylenirse, faydası olmaz. İstiğfarı ağızla üç kere söyleyince, temiz kalp de söylemeye başlar. Günah işlemekle kararmış olan kalbin söylemesi için, ağızla çok söylemek lazımdır. Namaz kılmayanın ve haram lokma yiyenin kalbi kararır. Böyle kalplerin de söylemeye başlaması için, ağızla en az yetmiş kere istiğfar söylemelidir.
Fıkıh, ilmihal ve ahlak bilgilerini lüzumu kadar öğrenmek ve çoluk çocuğuna öğretmek, her Müslümana Farz-ı ayındır. Öğrenmeyenler ve çoluk çocuğuna öğretmeyenler büyük günah işlemiş olur. Öğrenmeye lüzum görmeyen, ehemmiyet vermeyenin ise, imanı gider. Dinini öğrenen ise, dünya ve ahiret felaketlerinden kurtulur.

Osman Ünlü

Dua su, Lise Defterleri'ni inceledi.
 2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ortaokula başlayacağım seneydi. Binamızın yan girisinde bir kitapçı dükkanı vardi. Vitrinde görmüştüm lise defterleri kitabini. Ortaokulu nasilsa gorecegim birde liseyi öğreneyim dedim. Lisenin ne oldugunu anlatan bir kitap zannettim. Fiyatını sordum baya pahalıydı. Bir cocuga göre pahaliydi elbette. Kitapcimiz adini unuttugum falanci amca dukkana yardimci ol sana biseyler veririm dedi. Bende bayildim tabi kitaplara dokunacaktim ne guzel. O gün raf silip kitap dizdim. Ertesi gün yine ayni. 3. Gunun sonunda silinecek raf kalmayinca falanci amca bana onca emegimin karşılığında 1 kursun kalemle 1 silgi uzativerdi. Yıkılmıştım. İstedigin kitabi sec al senin olsun diyecek zannetmistim. Kalemle silgisini orada birakip lise defterleri kitabini alip evime döndüm. Ertesi gün babama kitap caldi diye şikayet edildim. Babam kitabın ücretini ödeyip benide bir guzel pataklamisti. Hem izinsiz kitapcida calistigim icin hemde kitap caldigim icin. Ben aslinda emegimin karşılığını almıştım. Ama adim hirsiza cikmisti kitap hırsızı. Kitap liseden bahsetmiyordu. Liseyi beceripte bitiremeyen bir kizdan bahsediyordu. Kotü bir aile ortamı tembel huysuz bir kiz. Bana cok uzak bir yaşamdi ama cok sevdim hala arada cikarir okurum hirsizligimin anisina. Sonradan serinin diger kitaplarinida aldim ama hic biri çaldığım kitap kadar okunmasi zevkli degildi

Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ”ne haldesin? ” diye sormuyorsun ya asıl dert bu.

Yalnızlıgıma Rahman ve rahim oldun Allahım
Doksan dokuz adın ile sırladın beni Hamd olsun sana.

Bazen bir ürperti olur içimde. Belki depresif ruh halimi buna borçluyumdur. Bir an bir yerlerden huzursuzluk olacak diye hissediyorum. Hoş oluyor da... Olsun.