Paul Lafargue/ Tembellik hakkı
Paul Lafargue’nin “Tembellik Hakkı” adlı eseri, 19. yüzyılın ikinci yarısında sosyalist düşüncenin en keskin eleştirilerinden biri olarak görülür. Lafargue, Marx’ın damadı olmasına rağmen Marx’ın görüşlerini tekrar etmekle yetinmez; kapitalist sistemin iş ahlakına ve çalışma kültüne karşı özgün bir eleştiri geliştirir.
Lafargue, kapitalist toplumlarda çalışma fikrinin kutsallaştırılmasına karşı çıkar. Ona göre işçi sınıfı, “çalışma”yı bir erdem olarak görmeye başladıkça aslında kendi zincirlerini gönüllü olarak taşır.
Kitap, emeğin sömürüsüne karşı çıkarken, “tembellik”i bir hak ve özgürlük olarak savunur. Lafargue, 8 saatlik iş gününün bile aslında fazla olduğunu, insanın gerçek ihtiyacının çok daha az çalışmak olduğunu iddia eder.
Buradaki “tembellik”, pasiflik ya da hiçbir şey yapmamak değildir. Lafargue’ye göre tembellik, insanın yaratıcılığa, sanata, düşünceye, zevke, özgürlüğe zaman ayırabilmesidir.
Bu kitapla çok benzer bir diğer eser ise Bertrand Russell'ın Aylaklığa Övgü kitabı. İki eserin de bu bağlamda aynı şeyleri savunduğunu söyleyebilirim.