Neden yaşamışım sanki? Ne amaçla dünyaya geldim? Yine de o amaç var olsa gerek. Kaderim mutlaka yüksek bir amaca yönelmişti. Çünkü ruhumda sonsuz bir güç hissediyorum. Ama o kaderin ne olduğunu kestiremedim. Boş, nankör tutkuların çekiciliğine kapıldım. Onların ucağında demir gibi sert ve soğuk çıktım. Ama soylu duyguların ateşini de bir daha gelmemecesine yitirdim.
Hayatın kasırgası içinden birkaç fikirle çıktım ben. Duygu aramayın. Uzun süredir kalbimle değil kafamla yaşıyorum zaten. Kendi tutkularımı ve davranışlarımı dikkatle inceliyorum. İlgiyle ama hep dışarıda kalarak. Benliğimde iki kişi barınıyor. Bunlardan biri kelimenin tam anlamıyla yaşıyor. Öbürü ise onu yargılıyor.