Bir şubat akşamı doğdun kalbime
Bu doğuştan mülhemdir ki
İçimi ısıtır gülüşün.
Kışımı yaza çevirir.
Her mevsim baharı yaşatan,
Mekana ve zamana aldırmadan
Varlığına şükrettiren kudret-i aşk,
Yokluğunda biçare.
Duam odur ki;
Varım ol,
Yarım ol,
Dünden razıyım, yarınım ol.
Şubatlar gelir geçer,
Bir gün değil,
Her günüm ol.
Yusuf Seçgin
Kaç parçaya bölünürsün?
Kaç yöne dağılır közün?
Ve daha ne kadar sızlar dumanlı gözün?
Bu is, bir his midir artık?
Sahi od acımasız mıydı?
Isıtmaz mıydı, efkarı dağıtmaz mıydı?
Anıları yaşatmaz mıydı?
Karanlığını aydınlatmaz mıydı?
Sen istemedikçe canını yakar mıydı?
Yaktı.
Savurdu külleri.
Cürmün odun olmaktı.
Ya da minvalin yanmaktı.
Sen sualleri mütemadiyen sor
Aldanmak mıdır yakılmak?
Yanılmak değil midir yanmak?
Sor sormasına da
Kor, kızgın ve kırgın hala.
Yusuf Seçgin
Tarih, ancak ve ancak geleceğe ilişkin projesi olan milletler için anlamlıdır; sadece övenler için tatmin edici bir nostalji iken sadece sövenler için ise kurtulunması gereken bir yüktür.