Elif

Elif
Düne geri dönemem, çünkü o zaman farklı bir insandım. İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır. Bugün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün.
8/10
·288 syf.··
2026 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 13:25
Dudaktan Kalbe - Reşat Nuri Güntekin Hüseyin Kenan zor çocukluğunun ardından yurtdışında tanınan başarılı bir keman virtözü ve bestekar olmuştur. Aşık olduğu kadının, dayısının oğluyla evlenmesinden sonra amiyane tabirle her çiçekten bal çalan çapkın bir adama dönüşmüştür. Lamia ise annesini babasını erken yaşta kaybetmiş amcası ve yengesinin yanında yaşamaktadır. Çocukça bir sevgiyle Hüseyin Kenan a bağlılık duymaya başlar. Gel zaman git zaman Kenan ‘da bu küçük ve güzel kızın büyüsüne kapılır. Bir anlık bir zaaf uğruna ikisininde hayatını tümden mahveden olaylar zinciri başlar. Yıllar sonra kesilen yollarıysa ikilinin gerçek hislerini ortaya çıkartır. Şimdi kitap güzel ve akıcı. Zaten Reşat Nuri’ye laf etmek haddime de değil ama bu kitap Çalıkuşu ve Acımak’ın çok gerisinde kalmış. Daha acemice geldi bana. Eserlerin yazım sırasını bilmiyorum. Belki de daha erken dönemde yazılmıştır. Okumak isteyen varsa bekletmeden okuyabilir film tadında ilerliyor zaten.
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20248,1bin okunma
7/10
·248 syf.··
2026 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 15:02
Türkü Söylüyor Otlar - Doris Lessing İlk kez beyaz bir ve kadın bir yazarın gözünden ırkçılık, kölelik ve erkek egemen otoriteyi okudum. Bu denli başka bir örneği var mıdır onu bilmiyorum. Mary, çok katı disiplin ve kuralların olduğu ve kendi gibi beyazların gittiği Rodezya’da bir okulda okur. İnsanlar herhangi birinin onunla evlenebileceğini bile düşünmezler. O da kendine ilk ilgi gösteren adamla evlenir. Böylece Dick ve Mary mutsuz ve yoksul bir hayata adım atarlar. Dick’in sürekli yoksullaşması ve Mary’nin artan siyahi nefretiyle işler iyice kızışmaya başlar. Eve gelen siyahi yardımcılardan sonuncusu Moses’le işler hiç beklediği gibi gitmez. Bir tarafta Afrika’nın uçsuz bucaksız tarlaları ve kendi vatanlarında köle olan Afrika yerlileri, diğer tarafta ise çeşitli ülklerden gelmiş beyazların patronluk taslamalarını okuyoruz. Kitapta bu insanların ruhsal ve psikolojik durumlarıda inceden işlenmiş. Kitap güzel ve kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Türkü Söylüyor OtlarDoris Lessing · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023702 okunma
6/10
·304 syf.··
2026 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 15:27
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde - Olga Tokarczuk Janina , Polonya’nın Çekya’ya yakın uzak bir köyünde yaşar. Yaz kış bu köyde onun dışında iki kişi daha yaşamaktadır. Janina kendi halinde astrolojiyle ilgilenen eski bir öğrencisiyle William Blake şiirleri tercüme eden yaşlı bir kadındır. Bir akşam kapısı çalar komşusu Garip diğer komşuları Koca Ayağın öldüğünü yardıma ihtiyacı olduğunu söyler. Bu ölümün ardından diğer ölümlerde başlayacaktır. Doğa insanlardan öç almaya başlar. Yazarın derdi güzel hayvan katliamları, avcılık , doğa dengesinin bozulması ama bir yerden sonra komik olmaya başladı kitap. Çok sevemedim maalesef.
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,050 okunma
8/10
·184 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 08:55
Bin Yılın Aşkı - Akira Mizubayashi Sen-nen , Japonyadan Fransa’ya eğitim için gitmiş Edebiyat alanında doktora yapan ve müzik sevdalası bir adamdır. Kendi gibi operayı seven Fransız Mathilde ile evlenirler. Sen-nen Figaro’nun Düğünü operasına tutkuyla bağlıdır. Bir gün mail gelir ve kendini geçmiş hatıraların arasında bulur. Yine müzikle harmanlanmış, hem duygulara hem kulağa hitap eden bir kitap. Çeviride gayet başarılı olmuş. Sen-nen Japonca’da “Bin Yıl” demekmiş. Kitapta bunu okumak çok hoşuma gitti. Hem güzel hem hızlı okunan bir kitap severek okudum.
Bin Yılın AşkıAkira Mizubayashi · Yapı Kredi Yayınları · 202399 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 23:56
ESME LENOUX NASIL YOK OLDU Bazı kitapların kapağını kapandığında neden diye sorarsın ya bu kitapta o kitaplardan. Esme’nin tek suçu kalıplara sığmamak, biraz uçarı olmaktı. Sanki içinde olduğu zamana değilde geleceğe doğmuştu o. 1930’lu yıllarda başlayan hikayemiz 2000 li yıllara kadar uzanıyor. Hindistan ve İskoçya arasında gidip gelerek anlatıyor yazar hikayeyi. Anlatırken zaman mekan karışıyor anlatıcı değişiyor konu bir anda kopup gidiyor ama bir tek Esme’ye ne oldu sorusu kafalarda hep kalıyor. Gencecik bir kız ne yapmış olabilir de hayatından 61 yıl çalınabilir? Hep en büyük darbeler en sevdiklerimizden mi gelir? Bir gün çalan bir telefonla İris’in hayatı değişiyor. Akıl hastanesinde yatan büyük teyzesini hastaneden çıkarması gerektiği söylenir. Ne? Büyük teyze? Akıl hastanesi? Euphemia Lenoux? İris bunların hepsine yabancı. Babası ve kendi gibi babannesi de tek çocuk değil miydi? Peki babaannesi bu soruları yanıtlamaya hazır mı? Hem bu soruların cevapları hem de Lenoux ailesinin sırlarının artık gün yüzüne çıkma vakti gelmiştir. Kitapta bölüm yok ve kitabı üç kadının ağzından okuyoruz İris , Esme ve Esme’nin ablası Kitty. Bir anda anlatıcı değişiyor, konu değişiyor tekrar başa dönüyor. O yüzden okunması için çok kolay diyemem. Çok çarpıcı içine çeken bir kitap. Severek okudum.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,853 okunma