Düne geri dönemem, çünkü o zaman farklı bir insandım.
İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır.
Bugün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün.
Nereye gidiyoruz? Bana öyle geliyor ki, hiçbir yere gitmiyoruz. Her zaman yoldayız. Her zaman gidiyor ve gidiyoruz. Niçin insanlar bunu düşünmüyorlar? Şimdi hareket çağındayız. Halk hareket halinde. Biz nedenini ve nasıl olduğunu biliyoruz. Hareket var, çünkü hareket etmek zorundayız. Halkın yollara dökülmesinin nedeni bu. Çünkü, daha iyisini istemekte. Ve bunu elde etmenin de tek yolu bu. Istiyorlar, muhtaçtırlar, gidecekler, bulacaklar. İnsanları kavga edecek kadar çileden çıkaran, ezilmektir. Ben her yanı dolaştım, herkesin senin gibi dert yandığını duydum.
Yaşamayan insanlara cennet umudundan nasıl söz edilebilir? Kendi ruhları çiğnendiği, kederlere gömüldüğü bir zamanda nasıl Allah'tan söz edilebilir? Onların yardıma ihtiyacı var. Ölüme boyun eğmeden önce, yaşamaları gerek.
MİSAFİR ODASI - HELEN GARNER
Helen’in evindeki bir misafir odası ve bu odada ağırladığı son evrede kanser hastası olan arkadaşı Nicola’nın üç hafta birlikte geçirdikleri zamanı Helenin ağzından okuyoruz.
Tıptan umudunu kesmiş alternatif yollar arayan (aslında ölümü kabul etmeyen) bir kadın Nicola. Yine bir merkez bulup arkadaşının evine gelip tedaviye başlıyor. Helen için bazı şeylere susmak ve göz ardı etmek zor olur.
Kısa ama samimi bir kitap Misafir Odası. Yazarın anlatımı da içten ve sıcak.
Okurken iki yaşlı kadına hem hak verip hem kızdığım yerler oldu.
Genel olarak severek okuduğum bir kitap. Helen Garner okuma listeme eklenen yeni yazarlardan oldu.
Misafir OdasıHelen Garner · Yapı Kredi Yayınları · 2021582 okunma
MALMA İSTASYONU - ALEX SCHULMAN
Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu bu. İki kitabın da ortak özelliği aile travmaları.
Üç insanın farklı zamanlarda aynı tren garında geçmişin sırlarını aramaları, içinde okdukları anı sorgulamalarını anlatıyor. Birbirine bağlı bu üç kişi mutlu olmanın yolunu, hayata tutunmanın umudunu arıyor Malma İstasyonunda .
Çok büyük olaylar yok kitapta ama derinden gelen küçük şeylerin birikmesiyle oluşan büyük yaralar var.
Çok hızlı okunan bir kitap değil , yazarın genel anlatımı bu sanırım. Yavaş yavaş okunan, etkileyen bazen sarsan bir dili var.
Kitabın kapağını kapattığım zaman bende bıraktığı hissi sevdim ben. Kitabı genel olarakta beğendim.