Kübra

Kübra
@Lilith13
Müdür Yardımcısı
Yüksek Lisans
280 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
DSM Çıkmazı
Bu tanı kriterleri ilk olarak nasıl çıktı ki? Bu kriterlere, sağlam bilimsel temellere dayanarak karar verilmediğinin farkında olmayabilirsiniz. Aslında durum, psikiyatrist komitelerinin zaman zaman bir araya geldiklerinde tanısal kriterlerin son halleri ile ilgili oylama yapmalarından ibarettir. Bu şahıslar, sakallarını sıvazlayıp YAB hayata geçmeden önce kaç ay geçer diye düşünüp dururlar. Altı ayın nihai gerçek olarak düşünülmesi "doğru değildir"-- bu periyot, yalnızca komitenin son görüşmesindeki oylamasında çıkan sonuçtur. Kafalarından başka bir sayı da atabilirlerdi ve bu sayı, şu an belirlenmiş olan sayı kadar geçerli ve mantıksız olurdu. Tıpkı kimi ortaçağ filozoflarının, iğnenin üzerinde kaç tane meleğin dans edebileceği hakkında tartışması gibi.
Duygu ve Düşünce
Kübra
YAB : Yaygın anksiyete bozukluğu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gibi
İstemeden var oldum ve istemeden yok olacağım. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında , hayal ettiğim şeyle, hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.
Alıntı
Kübra isimli okura yanıt verildi
Kübra
Bu alıntıyı ben paragraf sorusu çözerken görmüştüm ilk. Kalem elimden düştü , öyle bir alıntı. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın da benzer bir paragrafı var.
Gibi
İstemeden var oldum ve istemeden yok olacağım. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında , hayal ettiğim şeyle, hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.
Alıntı
Kübra
Fernando Pessoa
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Günlük hayatta sıklıkla olmasa da duyduğumuz, kullandığımız bir kelime kalıbı var: “Kendin olmak”. Peki, nedir bu “kendin olmak”? Zaten kendimiz değil miyiz, bir başkası olabiliyor muyuz? Bu tabir biraz da “var oluş” tabirine benziyor. “Var oluşumuzu gerçekleştirmek” şeklinde tabirler var psikoloji alan yazınında ama biz zaten “var” değil miyiz? Belki de sadece dünyaya gelmek ve sadece nefes almak varlığımızı hissetmemiz için yetmiyor. Ferhat Jak İçöz, bu kitabında fiziksel, sosyal, psikolojik ve bireysel olarak nasıl “kendimiz” olabileceğimizi, dinleyicisiyle sohbet eder gibi anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde kendimi, kitabın hakkını verircesine kuş gibi özgür hissetmiştim. Sadece okuyarak hafifleyeceğiniz bu kitabın bakış açılarıyla yenilenmiş zihninizle hayatınıza yeniden başlamayı deneyin. Bu noktada bu hafifliğin neden dayanılmaz olduğunu da anlayabilirsiniz. Kitabın tanıtımına geçmeden önce kısaca yazarı tanıyalım. Kitabın başında yazar hakkında oldukça mütevazi bir paragraf yer almakta. Kendisinden Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde yüz yüze ders almış biri olarak bu alçakgönüllü girişe şaşırdım diyemem. Ferhat Jak İçöz, bir klinik psikolog bir varoluşçu terapisttir. Psikanaliz, Gestalt terapi , psikodrama, logoterapi, yoga alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır. Doktorası varoluşçu psikoterapi üzerinedir. Psikoterapistliğin yanısıra yazarımız, eğitmenlik, yazarlık, akademisyenlik, çevirmenlik, editörlük, süpervizörlük yapmaktadır. İstanbul’daki varoluşçu psikoterapistler yetiştiren Varoluşçu Akademi’nin de kurucusudur. Kendin olmanın Dayanılmaz Hafifliği kitabı; dört bölüm ve bir okuma listesinden oluşmaktadır. Bölümler: 1. Fiziksel bir şekilde var olmak üzerine, 2. Sosyal bir şekilde var olmak üzerine, 3. Bireysel bir şekilde var olmak üzerine, 4. Tinsel bir
Kendin Olmanın Dayanılmaz HafifliğiFerhat Jak İçöz · Doğan Novus · 20201,364 okunma
Gülneval Akbay isimli okura yanıt verildi
Kübra
Maalesef bilmiyorum
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Günlük hayatta sıklıkla olmasa da duyduğumuz, kullandığımız bir kelime kalıbı var: “Kendin olmak”. Peki, nedir bu “kendin olmak”? Zaten kendimiz değil miyiz, bir başkası olabiliyor muyuz? Bu tabir biraz da “var oluş” tabirine benziyor. “Var oluşumuzu gerçekleştirmek” şeklinde tabirler var psikoloji alan yazınında ama biz zaten “var” değil miyiz? Belki de sadece dünyaya gelmek ve sadece nefes almak varlığımızı hissetmemiz için yetmiyor. Ferhat Jak İçöz, bu kitabında fiziksel, sosyal, psikolojik ve bireysel olarak nasıl “kendimiz” olabileceğimizi, dinleyicisiyle sohbet eder gibi anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde kendimi, kitabın hakkını verircesine kuş gibi özgür hissetmiştim. Sadece okuyarak hafifleyeceğiniz bu kitabın bakış açılarıyla yenilenmiş zihninizle hayatınıza yeniden başlamayı deneyin. Bu noktada bu hafifliğin neden dayanılmaz olduğunu da anlayabilirsiniz. Kitabın tanıtımına geçmeden önce kısaca yazarı tanıyalım. Kitabın başında yazar hakkında oldukça mütevazi bir paragraf yer almakta. Kendisinden Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde yüz yüze ders almış biri olarak bu alçakgönüllü girişe şaşırdım diyemem. Ferhat Jak İçöz, bir klinik psikolog bir varoluşçu terapisttir. Psikanaliz, Gestalt terapi , psikodrama, logoterapi, yoga alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır. Doktorası varoluşçu psikoterapi üzerinedir. Psikoterapistliğin yanısıra yazarımız, eğitmenlik, yazarlık, akademisyenlik, çevirmenlik, editörlük, süpervizörlük yapmaktadır. İstanbul’daki varoluşçu psikoterapistler yetiştiren Varoluşçu Akademi’nin de kurucusudur. Kendin olmanın Dayanılmaz Hafifliği kitabı; dört bölüm ve bir okuma listesinden oluşmaktadır. Bölümler: 1. Fiziksel bir şekilde var olmak üzerine, 2. Sosyal bir şekilde var olmak üzerine, 3. Bireysel bir şekilde var olmak üzerine, 4. Tinsel bir
Kendin Olmanın Dayanılmaz HafifliğiFerhat Jak İçöz · Doğan Novus · 20201,364 okunma
Gülneval Akbay isimli okura yanıt verildi
Kübra
İyi okumalar şimdiden :⁠-⁠)