Hayat bazen üstümüze öyle çetin imtihanlarla gelir ki, kalbimiz daralır, sabrımız tükenir ve zihnimizde 'Neden ben?' sorusu yankılanmaya başlar. Ancak unutmayalım ki isyan; kalpteki acıyı dindirmediği gibi, ruhun omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştıran, insanı kendi karanlığında yalnız bırakan bir girdaptır. Bizler, 'Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır' (İnşirâh, 5) müjdesine inanan; fırtınanın şiddetine değil, gemiyi limana ulaştıracak olan Sonsuz Kudret'e teslim olan kimseleriz. Başımıza gelen her hadisede bilmediğimiz bir hayır, göremediğimiz bir hikmet gizlidir ve kulun vakarı, işler istediği gibi gitmediğinde de 'Vardır Rabbimin bir bildiği' diyerek rıza makamına tutunabilmesidir; çünkü isyan ateşi kalbi yakarken, tevekkül ve sabır ruhu en derin sükûnete ve aydınlığa kavuşturur. Gelin, acılarımızı birer itiraz vesilesi değil, Rabbimize yakınlaşma secdesi kılalım; kalbimize inşirah, ömrümüze selamet gelsin. 🤲🏻🤍
Fahrenheit 451: Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı...
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap oldu. Hayatımızda kitaplar olmasaydı düşüncesi bile korkutucu. Kitapsız bir dünyada yaşamak mı?
Bayram tatilinde yanıma yoldaş olsun diye almıştım ama sadece geceleri, parça parça okuyabildim. Belki bu kopuk okuma düzenimden, belki de kitabın o iç içe geçen çoklu hikaye yapısından dolayı tam olarak içine sızamadım, bazı şeyler havada kaldı gibi hissettim.
Yine de kurgunun hakkını vermek lazım. Kendi de bir zamanlar ölümlü olan bir cehennem çalışanının, oradan çıkış bileti almak için insanların ruhlarını avlamasını izliyoruz. İnsan doğasının karanlığını hiç süslemeden, olduğu gibi gösteriyor yazar. En çok can yakan kısmı da; gerçekten kötü olanlarla, aslında sadece sevdiklerini korumak için kendini feda edenlerin ya da manipülasyona kurban gidenlerin aynı cehennemde buluşmasıydı.
Okuma sürecimden dolayı taşlar tam oturmasa da evet, kafamı karıştıracak kadar güzel ve farklı bir kitaptı.