10/10
·400 syf.··
2026 4. kitabı
·
514 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:44
Robin Hood gibi merhametli birini her zaman haklının her zaman düşkünün yanında olan birini bile yaşlılığında o çok sevdiği ormanına gitmesine izin verilmeyip senelerce ülkesi için asker olmasını gözardı ederek hakkında yakalama emri çıkartan bir İngiliz Hükumeti vardır.Ne yazık ki sonu hiç iyi olmamıştır kuzenini başrahipeliğe getirten ona iyilik yapan birine hasta zamanında sırf krala yamanabilmek için hacamat adı altında hem de akrabası bir rahibe öldürmüştür kan kaybından.Ama Robin hood son anlarında bile kin duymamıştır katilini bile affetmiştir. Sonu beni çok üzdü bu şekilde bir ölüm olmadı ama her zamanki gibi iyilerin hiçbir zaman hakkının ödendiği görülmemiştir sadece bir ricada bulun o çok görülür sana yaptığın onca iyilikler yokmuşcasına reddedilir.
İnsan ve Duygular
Robin HoodHoward Pyle · Elips Kitap · 20075bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:06
“İnsanın başkalarına gönderdiği mektuplar, karşılığında aldığı cevaplar, muhteşem bir yapbozun parçaları gibi, hatta daha iyi bir benzetmeyle uzun bir zincirin halkaları gibidir.” Muhabbet - Virginia Evans Mektuplar aracılığıyla anlatılan, kalbe dokunan sıcacık bir hikâye Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği bu çağda belki de en büyük yoksunluğumuz duygu… Muhabbet, mektupların satır aralarından bunu yeniden hatırlattı bana. Hayatını sayfalara emanet etmiş bir kadın düşünün… Her sabah masasına oturup saatlerce yazıyor. Komşularına, kardeşine, çocuklarına, arkadaşlarına ve okuduğu kitapların yazarlarına sürekli mektuplar yazıyor. Kitaplardan bahsediyor, karşısındakine ne okuduğunu soruyor. Hatta kitap okumayanlara güvenmediğini bile söylüyor. Geçmişini, anılarını, ailesini ve hayatını yazdığı mektuplarda okuyoruz. Zamanla bu mektuplar, onun dünyayla kurduğu en güçlü bağ hâline geliyor. Evladını kaybetmesiyle birlikte kapanmayan bir yasın içine düşüyor. Belki de yazdığı her mektup, taşıdığı acıyı biraz olsun hafifletme çabasıydı, kim bilir… 1955 ile 2012 yılları arasında yazılmış mektuplardan oluşan bu roman; yalnızlığı, aile olmayı, kaybı, yaşlanmayı, aidiyet arayışını ve kitap sevgisini sıcacık bir dille anlatıyor. Yer yer hüzünlendiren, yer yer gülümseten ama en çok da insanın kalbine dokunan bir hikâye… Sert görünüşünün altında kırılgan, sevgi dolu ve anlaşılmayı bekleyen bir kalp…Bazı karakterler kitabın içinde kalır. Bazıları ise kitabı bitirdiğinizde de sizinle yaşamaya devam eder. Sybil Teyzem sen ikinci gruptaydın Seni çok sevdim ben Samimi ve içten bu mektupları sizlere de tavsiye ediyorum efendim tavsiyemdir okuyunuz
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 202645 okunma
Reklam
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:14
Batman okuma serüvenimde Batman - İlk Yıl'dan aldığım o tadı, Batman: Venom ile yeniden yakaladım. Bu cildi benim için özel kılan şey, Batman'i o alıştığımız "her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten" kahraman kalıbından çıkarıp, hırslarına yenik düşebilen, kırılgan ve hata yapmaya açık bir insan olarak göstermesi. Başarısızlığın getirdiği o ağır yükün ve birini kurtaramamanın yarattığı çaresizliğin, Batman gibi disiplinli birini nasıl kendi sınırlarını zorlayan bir bağımlılığa sürüklediğini görmek etkileyiciydi. Ayrıca bu hikayeyi çok daha önemli kılan bir detay var: İleride Batman'in fiziksel ve zihinsel olarak çok büyük bir sınavı olacak Bane karakterinin kullandığı o meşhur ilacın (Venom) aslında nereden geldiğini ve Batman üzerinde nasıl bir yıkıma yol açtığını da görmüş oluyoruz. Batman'in bu ilacı kendi üzerinde kullanıp yaşadığı o yıkım, gelecekte Bane ile olan düşmanlığını anlamak için hikayeye çok daha karanlık ve anlamlı bir zemin hazırlıyor.
Batman: VenomDennis O'Neil · Dc Comics · 20121 okunma
“Maziden kalan okumalardan…”
10/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
DİGENES AKRİTES ANADOLU'NUN BÜYÜK DESTANI Digenes Akrites, Bizans döneminde yaklaşık 11–12. yüzyıllarda şekillenmiş bir destandır. Tam olarak tek bir yazarı olduğu söylenemez; sözlü anlatı geleneğinden beslenerek zaman içinde yazıya geçirilmiştir. Anadolu'da geçen kahramanlık, aşk ve mücadelelerle örülü bir anlatıdır. Bu destan, Anadolu’nun yalnızca tarihi olaylarla değil; efsaneler, kahramanlar ve sözlü anlatılarla da şekillenen zengin bir kültür mirasına sahip olduğunu gösterir. Konusuna gelecek olursam; Digenes’in hikayesi aslında ailesinin hikayesiyle başlar. Babası Arap kökenli güçlü bir emirdir. Bir gün Bizanslı soylu bir ailenin kızı olan annesiyle karşılaşır ve ona aşık olur. Bu aşk, iki farklı kültürün karşı karşıya geldiği bir dönemde büyük bir değişimin başlangıcı olur. Annesini ailesinden almak için mücadele eden baba, sonunda onunla evlenir ve Bizans topraklarında yeni bir hayat kurar. Bu evlilikten doğan Digenes, yalnızca iki ailenin değil, iki farklı dünyanın da çocuğudur. Arap ve Bizans kültürlerinin arasında yetişen Digenes, zamanla sınır bölgelerinin en güçlü koruyucularından biri haline gelir. Genç yaşlarından itibaren cesaretiyle tanınır. Haydutlarla, düşman savaşçılarla ve kendisine meydan okuyan güçlü kişilerle mücadele eder. Karakterindeki onur, sadakat, cesaret ve sevdiklerine bağlılık onu destanın unutulmaz kahramanlarından biri yapar. Digenes’in Eudokia ile olan ilişkisi ise onun yalnızca bir savaşçı değil, duyguları olan bir insan olduğunu da gösterir. Eudokia için mücadele eder, onu korur ve onunla birlikte bir hayat kurar. Destan yalnızca savaşları değil; aşk, aile, bağlılık ve kader gibi insanı yüzyıllar boyunca etkileyen temaları da işler. Destanı okurken beni en çok etkileyen şey Digenes’in anne ve babasının aşk hikayesiydi. Farklı
Edebiyat
Anadolu'nun Büyük DestanıDigenes Akrites · Kalkedon Yayınları · 20094 okunma
5/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:42
Normalde yeni çıkan her Osman Balcıgil kitabını keyifle okurum ama bu kitap beni içine çekmedi. Nahit Hanım gibi, Afife Gibi, Suat Derviş gibi hissettirmedi. Sadece Cumhuriyetin ilk yıllardında arka planda yapılan çalışmaların etkisini anlatmakla kaldı. Roman hissini yaşayamadım. Ana karakterlerin aşk hayatının içine daldığı kitapları her zaman daha çok sevdim. Ayrıca çok fazla yazım hatası var. Mesela son sayfalarda Zeki Beyin cenazesine giden Saffet ve Şükrü Beyleri anlatırken Saffet ve Zeki bey diyor. Zeki beyin ölüm haberini vermeye Zeki beyin gittiği yazılmış. Editör kitabı basmadan incelemenin sonlarını kaçırmış. Üzgünüm tavsiye edeceğim kitaplar arasına giremedi.
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202620 okunma
Karanlığın Anatomisi
3/10
·408 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:34
Sodom'un 120 Günü, okuduğum en rahatsız edici kitaplardan biriydi. Kitabı değerlendirirken edebî yönüyle yarattığı duyguyu birbirinden ayırmak gerekiyor. Çünkü bu eser, okuru etkilemekten çok sarsmayı amaçlıyor. Roman boyunca şiddet, güç ilişkileri, cinsel sapkınlıklar ve insanın sınır tanımayan karanlık yönleri anlatılıyor. Üstelik bunlar yalnızca ima edilmiyor; ayrıntılı ve sistematik bir şekilde aktarılıyor. Bu nedenle kitabı okurken meraktan çok rahatsızlık hissi ön plana çıkıyor. Kitapta beni en çok etkileyen şey anlatılan olaylar değil, kötülüğün sıradanlaştırılması oldu. İnsanların ellerindeki gücü başkaları üzerinde sınırsızca kullanabildiğinde ne kadar ileri gidebileceği sorusu romanın merkezinde yer alıyor. Bu yönüyle eser, bireysel sapkınlıklardan çok iktidarın denetimsiz hâline dair karanlık bir alegori olarak da okunabilir. Yazarın edebiyat tarihindeki yeri de oldukça ilginç. Çünkü bugün psikolojide kullanılan "sadizm" kavramı, adını doğrudan Marquis de Sade'dan alıyor. Kitabı okurken bunun nedenini anlamak zor değil. Bir noktadan sonra romanı değil, yazarın zihnini okuyormuş gibi hissediyorsunuz. De Sade, insanın karanlık tarafını öyle uç bir noktaya taşıyor ki eser, edebî bir anlatının ötesine geçerek insan doğasının sınırlarına dair rahatsız edici bir düşünce deneyine dönüşüyor. Ancak kitabın büyük bir kısmını okurken edebî haz aldığımı söyleyemem. Yer yer insanın sınırlarını zorlayan, hatta neden okumaya devam ettiğini sorgulatan bölümler var. Bazı eserler insanı büyüler, bazıları düşündürür; bu kitap ise daha çok insan doğasının karanlık tarafıyla yüzleşmeye zorluyor. Kitabı okurken aklıma zaman zaman Epstein dosyaları geldi. Elbette biri kurgu, diğeri gerçek bir olay; ancak ikisinin ortak noktası gücün denetlenmediğinde nasıl bir yozlaşmaya
Sodom’un 120 GünüMarquis de Sade · İthaki Yayınları · 2022771 okunma
Reklam
Reklam