Hayalini kurmuş olduğum, insanlığın büyük zaferi aklımda farklı bir şekil aldı. Ahlak eğitiminde ve genel işbirliğinde benim düşündüğüm gibi bir zafer kazanılmamıştı. Bunun yerine, mükemmelleştirilmiş bir bilimle donanmış gerçek bir aristokrasi ve mantıklı sonuçlar için çalışan bu günün sanayi düzenini gördüm. Zaferi, yalnızca doğanın üzerinde bir zafer olmamış, hem doğayı hem de insan yoldaşlarını yenilgiye uğratmıştı.
Alıntı
Mutsuz oldum ve kendimi in­sanın, Tanrı'nın huzurunda hissettiği gibi terk edilmiş hissettim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanı sindiren bu küçümseme ve saldırgan özgüven karşısında adamla tartışmak bir işe yaramayacağı gibi daha fazla hakarete davetiye çıkarmak olacaktı.
Sayfa 23
Yarım kalmış hayaller gibi, yarım kalmış insanlar, tekerlekli kutularının içinde
1000Kitap
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
Şiir
ne deha, ne sefkat ve belagat
(1. Kisim) Bu deneye başlamadan önce, hayatın içinde sorgulamadan sürüklendiğim zamanlarda hayatımı *olaylarla* ölçerdim. Genelde "iyi vakit geçirmek" olarak görülen şeye kavuştuğumda mutlu olduğumu *zannederdim*. Ama her günkü mutluluğun hesabını tutmaya başladığımda, kendine özel bir niteliği olan bazı anların farkına vardım, bu nitelik ****etrafımda olup bitenden tümüyle bağımsızdı**** zira bazen en önemsiz durumlarda ortaya çıkıyordu. Bu anların özel olmasının sebebi, "güzel vakit geçirmek"ten anladığım şeyin çok ötesinde bir mutluluk hissi vermesi ve gündelik kayıtlarımdaki diğer bütün kaygıları gölgede bırakmasıydı. Bu anların tesadüfen bir kenara çekilip kendi deneyimime ***geniş bir odakla baktığım, hiçbir şey istemediğim ve her şeye hazır olduğum*** zamanlarda ortaya çıktığı sonucuna vardım zamanla. Çalışmalarımın geri kalanı bu bakma becerisinin neye bağlı olduğunu ortaya çıkarma teşebbüsüne dönüştü. Sadece farklı şeylerden keyif aldığımı değil farklı şeyler istediğimi de fark ettim. Körlemesine yaşadığım zamanlarda farklı isteklerle oraya buraya savruluyordum, ama onlara bakmayı bıraktığımda şamataları dindi ve kendi içimde çok daha derinlerden çıkıp geliyormuş gibi görünen başka isteklerin farkına vardım. Hayatta olduğuma emin olduğum kadar emindim ki mutluluğun *gerekçeye ihtiyacı yoktu**, aynı zamanda yaptığım şeyin benim için doğru olduğuna dair nihai sınavdı. Ancak
Sayfa 178·Kitabı okuyor