Kübra

Kübra
@Lilith13
Müdür Yardımcısı
Yüksek Lisans
279 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Bu ne demek biliyor musunuz? Babbage'ın bu tasarımını tarihin ilk bilgisayarı olarak kabul edersek, Ada Lovelace'ın oluşturduğu bu matematiksel komutu da tarihin yazılmış ilk bilgisayar programı olarak niteleyebiliriz. Bilim dünyasında bile kadınların ikinci sınıf olarak görüldüğü o dönemlerde ilk bilgisayar programını bir kadının yazmış olması gerçekten müthiş bir olaydı. Zaten bu başarısı nedeniyle, ölümünden 130 yıl sonra geliştirilen bir programlama diline, kadına duyulan saygı gereği Ada ismi verilecekti. Aslında Ada Lovelace, bize sadece kadınların değil gençliğin de gücünü göstermişti çünkü kendisi tüm bu başarılara genç yaşlarında ulaşmıştı. Ne yazık ki bu mükemmel beyin, babasının da öldüğü yaş olan 36 yaşına geldiğinde hayata veda edecekti."
Reklam
“Bugünün gençleri, lüks ve gösteriş düşkünü, saygısız, başkaldıran, geveze ve obur yaratıklardır.” Ne kadar tanıdık değil mi? Etrafımızdaki yaşlı insanların ya da şu anda salonda bulunan bazı konuşmacıların fikri gibi gözüken bu cümle, aslında milattan öncesine ait. O yıllarda bile hemen her toplumda yeni kuşak gençlerin, insanlığı felakete sürükleyeceği düşüncesi hâkim."
"Yaklaşık 35 yılını beyin için harcayan bir hekim olarak size şunu açıkça söylemek zorundayım. Buradaki genç arkadaşlarımın hayallerini kırmak istemem ama yapay zekâ teknolojileri asla insan zihninin kompleksliğine ulaşamayacak ve hayatı boyunca yapay kalmaya devam edecektir."
"Çok uzun yıllar boyunca bütün toplumlarda kadınlar, erkeklerin sahip olduğu basit bir eşyadan başka bir şey değildi. Ortaçağ civarlarında buna karşı çıkmaya çalışan kadınlar, sırf erkekler öyle karar verdiği için cadı diye avlanarak yakıldı. Bırak yönetici olmayı, çok uzun bir süre yöneticiyi seçebilmek için oy hakkı bile olmadı. En acısı da kadını ikinci sınıf gören bakış açısının, 1980'lere kadar bilim dünyasında bile kendisine güçü bir şekilde yer bulmasıydı. Peki, şu an çok mu farklı? Düşünsene Otto, kadın bir Papa görebilmek için insanlığın kaç yüzyıl daha beklemesi gerekecek sence ya da tüm varlığı bilim üzerine inșa edilmiş Neon' da bile saçma bir geleneğin hâlâ yaşatılmaya çalışılması çok acı değil mi? İşte seninle birlikte bu köhne geleneği aşacağız. Beynimizin derinlerinde saklanan ve bazı şeylere burnunu sokan o ilkel insanla olan bağlarımızı kesip, özgürlüğümüze kavuşacağız."
Çocukken bu masal karşısında neler hissettiğini hatırlamıyordu ama ortada ilginç bir gerçek vardı. Üvey kızının kalbinin çıkarılıp kendisine getirilmesini isteyen bir kraliçe ya da bir tabutun içinde ölü birini öpecek kadar ileri gitmiş bir prens, bir çocuk masalı için oldukça abartılı sahnelerdi. Aslında benzer bir durum aynı döneme ait diğer masallar için de geçerliydi. Zaten konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yaptığında karşısına çıkan yorumlar inanılmazdı. Birçok görüşe göre bu çocuk masalları, yetişkinler için yazılmış şiddet ve pornografi içeren birtakım hikâyelerin sansürlenmiş versiyonlarıydı. Günümüzde gerek Deep Web'de gerekse sıradan internette çok fazla yer kaplayan şiddet ve pornografi içerikleri, aslında bu görüşü destekler nitelikteydi. İnsan denen canlı hangi çağda yaşarsa yaşasın, zaaf duyduğu konular hep aynı olmuştu. Film ya da fotoğraf teknolojisinin olmadığı dönemlerde bu ihtiyacı karşılamaya çalışan birtakım ressamlar olsa da pornografi ve şiddetin çağlar boyunca yaşamasını sağlayan asıl unsur insanların birbirlerine anlattıkları hikâyeler olmuştu.