"Neden onlardan ayrı hissediyordunuz kendinizi?"
"Hissetmiyordum, ayrıydım. Bir aileyi aile yapan nedir? Büyüseler, yaşlansalar, kavga etseler ve hatta birbirlerinden nefret bile etseler hep yan yana olacaklarını bilmek, değil mi? Bende bu emniyet hissi yoktu. İçinde durduğum hiçbir fotoğrafa ait olmadığımı biliyordum."
Eskiden hikayemi garipsemez, sağından solundan fışkıran garabeti teşhis edemezdim. İnsan, içine serpildiği hakikati, başkaları için ne kadar tuhaf olursa olsun tabii sanıyor. Ben de sudan çıkmış balık, denizde doğmuş köstebektim ve bütün köstebeklerin suda, bütün balıkların karada yaşadığına inanıyor; nefesim kesildiğinde, herkesin nefesi kesilir, solumanın tabiatı böyledir zannediyordum.
Uzatıyorum. Boş boş konuşup, kapatmamak için gereksiz yere uzatıyorum. Uzattıkça karşımdakinin benden sıkıldığını düşünüp tedirgin oluyorum, yine de kapatamıyorum. Rahatsız ola ola uzatmaya devam ediyorum. Hep konuşmam gerekiyor. Komik şeyler söylemem, karşımdakinin dikkatini canlı tutmam, çok konuşmam, çok konuşmam, çok konuşmam gerekiyor. Yoruluyorum."