İnsanın kendi gücünü değil, doğasının gücünü göz önünde tutarak bir işe girişmesi, yüce hedeflere ulaşmaya çalışması ve kendisinden büyük bir cesaret bahşedilmiş kişiler tarafından bile başarılamayacak büyük işleri zihnen amaç edinmesi saygıdeğer bir davranıştır.
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Psikolog Jonathan Haidt’in dediği gibi, gerçeğe ulaşmanın iki yolu vardır: Bilim insanının yolu ve avukatın yolu. Bilim insanı veri toplar, belli düzenler olup olmadığını araştırır, gözlemlerini açıklayacak teoriler oluşturur ve onları test eder. Avukatlar ise başkalarını ikna etmek istedikleri bir sonuçla işe başlar, sonra bu sonucu destekleyecek kanatları arar ve aynı zamanda o sonucu desteklemeyen kanıtlara kuşkuyla bakılması için ellerinden geleni yaparlar. İnsan zihni hem bilim insanı hem de avukat gibi davranmak üzere tasarlanmıştır; hem nesnel gerçeğin bilinçli arayıcısı hem de inanmak istediklerimizin bilinçdışı, tutkulu avukatı. Bu iki yaklaşım dünyaya bakış açımıı oluşturmak için birbiriyle rekabet eder.
Liderliği hazza verenler, ikisinden de yoksun kalır, erdemi yitirirler, hazza da sahip olamazlar, aksine haz onlara sahip olur, hazzın yokluğu onlara işkence gibi gelir, fazlalığı ise boğazlarını sıkar. Hazdan mahrum kalınca zavallı, hazza boğulunca ise daha zavallı olurlar.
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor