İnsanın doğal bencilliği, Rouseau’nun amour de soi (kendini sevmek) olarak adlandırdığı şey, çok daha tehlikeli olan, kibirle kendine güveni birleştiren bir içgüdüye dönüşür ki her birey kendisine başkalarının onun hakkında ne düşündüğüne göre değer biçer ve dolayısıyla da parası, gücü, zekası ve ahlaki üstünlüğü ile onları etkilemeye çalışır. Onun doğal bencilliği rekabetçi ve açgözlü bir hal alır ve bu yüzden kardeşleri yerine rakipleri olarak gördüğü diğer insanlara yabancılaşmakla kalmayıp kendisine de yabancılaşır. Yabancılaşma insanda görünüşle gerçeklik arasındaki trajik ayrılma ile tanımlanan psikolojik bir hastalık doğurur.
“Ama tarih tahta çıkmış kölelerin öyküleriyle dolu,“ diye çıkıştım.
” Ve tarih tahta çıkan kölelerin ayağına gelmiş fırsatlarla da dolu,” diye yanıtladı acımasızca. “Kimse fırsatı yaratmaz. Bütün büyük adamların tek yaptığı, fırsat ayağına geldiğinde onu tanımaktan ibarettir.”
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu