Mavi Şapkalı Kedi

Mavi Şapkalı Kedi
@Lily_Blue
Ve sonu ne oldu? Bilinmezlik, kayboluş, unutulmuşluk. Biliyorsun: Sömürgecilik sömürgeleştirdiklerine hüzün, ölüm, kaos saçar. Ama aynı zamanda kendilerini yok edene dönüşme arzusu da yaratır içlerinde - ki bu onun en şeytani başarısıdır. İşte Elimane bu: Yabancılaşmanın tüm hüznü.
Sayfa 463 - Everest Yayınları
Alıntı
Reklam
Tüm hayatlar gibi benim hayatım da bir dizi denklemi andırıyordu. Dereceleri açığa çıktığında, sonuçları kayda geçtiğinde, bilinmezlikleri açıklandığında ve karmaşıklıkları dengeye girdiğinde geriye ne kalıyordu? Edebiyat; geriye daima edebiyat kalıyordu ve daima yalnızca edebiyat kalacaktı; yakışıksız edebiyat, yanıt gibi, sorun gibi, iman gibi, utanç gibi, gurur gibi, hayat gibi.
Sayfa 435 - Everest Yayınları
Alıntı
Hiçbir şey söylemeden oturdu. Karşısına yerleştim ve daha iyi baktım. O his geri geliyordu: Fiziksel olarak hatıralarımdaki gibi kalmaya devam ediyordu. Ama sanki bir vazonun yerinin birkaç santimetre kaydırılması veya duvardaki çerçevenin birkaç derece düzeltilmesi gibi belli belirsiz bir hareketle ruhunda anlaşılamayan bir şeyler değişmişti.
Sayfa 426 - Everest Yayınları
Alıntı
Yüzü kilitli kalmaya devam ediyordu ve anahtar nehrin dibindeydi. Yataktan kalktı ve açık pencereye gitti. Bir sigara yaktı, dirseklerini pervaza dayadı ve sessizce sigarasını içti, bir yandan da dışarda bir şeye bakıyordu veya hiçbir şeye bakmıyordu yalnızca geceyi seyrediyordu. Ama belki de gözlerini kapamıştı. O kadar uzun boyluydu ki, bu şekilde öne eğilmiş vücudunda gülünç bir yön vardı, albatrosu andıran bir şey, hani şu kanatları kendisine engel olan çok meşhur albatrosu. Yine de gücünü hissediyordum: Gömleğini geren geniş sırtında, kontrolsüz bir hareket yaptığı takdirde karşısındakini ne derece acıtacağını görüyordum. Kanatlarını açmıyorsa, onları ruhuna sıkı sıkıya bastırarak tutuyorsa, bunun sebebi genişlikleriyle tüm odayı kaplayabilecek, eşyaları yere düşürebilecek, tüm odanın geri dönüş veya dibe çarpma ümidi olmaksızın içine düşebileceği bir dengesizlik, bir çatlak yaratabilecek olmasıydı. İstemeden hayati bir organa değebilirler, gecenin bile karnını yarabilirlerdi. Bunu biliyordu ve ben de bir anlamda biliyordum. Kendini bırakamazdı, her şeyi söyleyemezdi, bir itirafla kurtulamazdı düşüncelerinden. Sırlarını sakladığı için hayattaydı ve diğerlerinin hayatını koruyordu.
Sayfa 414 - Everest Yayınları
Alıntı