Kitap genel olarak ikigai kavramının ne anlama geldiğini, hayatımıza nasıl uyarlayacağımızı ve kendi ikigaimizi nasıl keşfedebileceğimizi anlatıyor. İlk defa bir kitabı okurken bu kadar çok not aldım. En çok dikkatimi çeken nokta 'akışta kalma' idi. Bu kavramı yaşantıma adapte ettiğimde yaptığım işten aldığım hazın arttığını gördüm. Kitabın beğenmediğim yönü yapılan röportajların olduğu kısımdı. Röportajları pek anlamadım ve çıkarım da yapamadım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mutluluk ipucu yakalamaktır. İpuçları bazen anneannenin reçel kavanozundan, bazen postacının yıpranmış çantasından, bazen de denize atılmış bir şişeden çıkar.
Kitap anneannesiyle yaşayan Kıymık adında bir çocuğun hayatının bir bölümünü anlatıyor. Bir gün Kıymık'ın etrafında hayatları çokta iyi gitmeyen kişilere vanilya kokan mektuplar gelmeye başlıyor. Bu mektuplar gönderilen kişinin ihtiyacı olan mesajları içeren masallardan oluşuyor. Ve okuyan kişilerin hayatlarındaki eksik parçaları onlara gösteriyor.
Her ne kadar çocuklar için yazılmış bir kitap olarak görülse de benim en sevdiğim kitaplardan biridir. Senelerdir ara ara elim bu kitaba gider. İçindeki masalları okurum tekrar ve kendi hayatımı düşünürüm acaba benim şu an da eksik olan parçam ne diye. Işığını kaybetmiş herkese önerebileceğim bir kitap :)