Limba

Limba
Deniz nerden bilsin insanın karada bile boğulduğunu...
Yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim. Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu. Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi. Yatıştırayım dedim. “Sen karışma moruk” dediler. Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı. Evin de içine ettiler. Bende kabahat. Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine … CAN YÜCEL...
Reklam
Altı çizili kitaplarımı hediye etmem o ayrı :)
Altını çizdiğin bir kitabı hediye etmek; bak ben bu sokaklardan geçtim, tut elimi yolu biliyorum demek gibi...
Derler ki aşkta kavuşmak yoktur.
Biz şükretmeyeceğiz de kim edecek? İyiyiz yani elhamdülillah hiç hak etmediğimiz kadar...